Sozluk Sitesi
  SIGORTA SOZLUGU
 

SİGORTA SOZLUGU

Acente (Agent) :
Sigorta şirketiyle yapılan acentelik anlaşması dahilinde sigorta poliçesi satan ve bunun karşılığında komisyon alan gerçek ya da tüzel kişidir.
Türk Ticaret kanununun 116. maddesine göre ticari temsilci, ticari vekil, satış memuru veya hizmetli gibi bağlı bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimseye “acente” denir.
7397 Sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 9. maddesi ise, acenteyi şöyle tarif etmektedir:
“Her ne ad altında olursa olsun sigorta şirketine tabi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak, belli bir yer veya bölge içinde, daimi bir surette Türkiye’deki sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmelerine aracılık eden veya bunları sigorta şirketi adına yapan gerçek veya tüzel kişilere sigorta acentesi, sigorta acentelerinin acentelik faaliyetleriyle ilgili olarak tayin ettikleri gerçek veya tüzel kişi acentelere ise tali acente denir. Tali acentelik tesisi için sigorta şirketinin yazılı izni gerekir.”

Aktüer (Actuary) :
Sigorta matematikçisidir. Hangi risk için hangi şartlarda ne kadar sigorta primi ödenmesi gerektiğini hesaplayarak standardize eder. Eski Roma'da sayan kişi anlamına gelirdi. Ülkemizde her sigorta şirketi mutlaka en az bir aktüer bulundurmak zorundadır. hayat-dışı branşlarda, emekli sandıklarında ve mali yatırım kuruluşlarında da aktüerler çalışmaktadır.
Sigorta primi, yatırımlar, karşılıklar gibi sigortacılıkla ilgili teknik ve finansal konularda, olasılık hesapları ve istatistik alanında uzman olan profesyonel kişidir. Hayat Sigortaları’nda, nüfus yapısı yaşama ve ölüm ihtimalleri ile faiz ve ıskonto oranları, aktüerin hesaplamalarında dikkate aldığı en önemli faktörlerdir.

Aktüeryal Matematik Karşılık (Mathematical Reserves) :
Sigortacı her yıl sonu, portföyündeki uzun süreli poliçeler için süre sonundaki taahhütlerini karşılamak üzere sigortanın başlangıcından itibaren bazı matematiksel yöntemlerle belirlenen bir fon ayırır. Bu fona aktüeryal matematik karşılık denir.

Ana Teminat (Master Coverage) :
Tarifede ya da ürün bazında belirtilen ve poliçede verilmesi zorunlu olunan teminata denir, birden fazla olabilir.

Annüite :
( Bkz. İrat )

Aracı (Broker) :
Esas olarak sigorta teminatı satın almak isteyen kişinin danışmanı ve temsilcisi olan ve bağımsız olarak çalışan profesyonel sigorta ve reasürans aracısıdır. . Broker’ler sigortalıyı veya sigorta veya reasürans şirketini temsil ederek sigorta veya reasürans şirketinin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranmak durumundadır.
Bunlar tarafları bir araya getirerek sigorta veya reasürans sözleşmelerinin aktinden önce gerekli çalışmaları yaparak, bu sözleşmelerin uygulanmasına ve özellikle de tazminatın ödenmesine yardımcı olurlar.

Araç Çarpması :
Karayollarında hareket eden araçların sigorta konusu kıymetlere çarpması neticesi doğrudan doğruya meydana gelecek ziya ve hasarları temin eder.

Araçta Taşınan Yük :
Tam kasko Sigortası olan motorlu nakil araçlarında, taşınacak araç sahibine ait yüklerin kasko risklerine karşı teminat altına alınmasıdır.

Aşkın Sigorta (Over Insurance) :
Sigorta değerinin üstünde bir bedelle yapılan sigortaya “aşkın sigorta” denir. Yasal olarak sigorta bedeli sigorta değerini aşamaz; aksi takdirde, sigorta bedelinin değeri aşan miktarı hakkında sigorta sözleşmesi geçersizdir.
Aşkın sigortada dahi sigortalı sözleşmenin başında iyi niyetli ise, sigortacı açısından riziko başlamadan önce sözleşmenin tam değeri üzerinden poliçenin düzenlenmesi ve fazla alınan ücretin geri verilmesi mümkün olur. Eğer sigortalı aşkın sigortayı kötü niyetle yapmış ise, sigorta sözleşmesi geçersiz kalır ve sigortacı, prime hak kazanır.
TTK’ nun 1283. Maddesinde düzenlenen bu durumlarda sigorta akdinin sigorta menfaat deşerini aşan kısmı geçersizdir. Örneğin gerçek deşeri 10 Milyar TL olan aracınızı 13 Milyar TL bedelle sigortalatmış iseniz , sigorta akdinin 10 Milyar TL’ni aşan kısmı bir hasar halinde dikkate alınmayacak ve bu kısma ilişkin prim iade edilecektir.

Avarya (Average) :
Nakliyat sigortasında zarar ve hasar, yangın sigortasında noksan sigorta sebebiyle tazminat ödemesinde indirim anlamına gelir.

Azami İyi Niyet (Utmost Good Faith) :
Bir sigorta sözleşmesinin tarafları, sigortacı ile sigortalıdır. Sigorta şirketi, sigorta edilecek olan mal, hayat veya sorumluluk konusu olan şey ile ilgili hiçbir bilgiye sahip değildir ve karşı tarafın vermiş olduğu bilgiye güvenmek durumundadır. Diğer taraftan, menfaatini sigorta ettirmek üzere teklif formunu doldurmakta olan kişi de, kendi ihtiyaçlarına yönelik ürünü belirlemede sigortacının vermiş olduğu teknik bilgiye güvenmek durumundadır. Sigorta sözleşmesinin oluşturulması aşamasında her iki taraf için de söz konusu olan ortak nokta, tamamen karşı tarafın vermiş olduğu bilgiye güvenmek durumunda olmalarıdır. Taraflardan birinin iyi niyetli olmaması nedeniyle karşı tarafa gerçek olmayan bilgi vermesi, karşı tarafı yanıltmak ve istemediği bir sözleşmeye girmesini sağlamaktır ve iyi niyet prensibinin ihlali, karşı tarafa sözleşmenin feshi hakkını vermektedir.
Birikim Kapitali (Accumulation Capital) :
Sigortalının ödediği primlerden yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan kısmın oluşturduğu tutardır.
Sigortacı her yıl sonu, portföyündeki uzun süreli poliçelerin sigorta bedelleri üzerinden, bazı matematiksel yöntemlerle belirlenen bir fon ayırır. Şöyle ki, sigortalının ödediği primlerin yıllar itibariyle yasal ve teknik kesintileri yapıldıktan ve teknik faiz ile faizlendirildikten sonra elde edilen tutara birikim tutarı denir.

Birlikte Sigorta (Co-insurance) :
Sigorta konusu olan menfaatin, aynı tehlikelere karşı, aynı sigorta dönemi içerisinde birden fazla sigorta şirketi tarafından sigortalanmasıdır. Sigorta şirketleri çeşitli nedenlerden dolayı, sigorta konusu olan şeye birlikte teminat vermektedir ve bunun başlıca nedeni, sigorta bedelinin, sigorta şirketlerinin mali gücüne ve mevcut kapasitelerine göre çok yüksek olması ve tek başlarına teminat vermeye müsait olmamasıdır. Yüksek Muafiyetli sigortalar ve Bölüşmeli Reasürans Sözleşmeleri (Kotpar ve Eksedan Reasüransı) için de bu terim kullanılır.

Broker (Broker) :
(Bkz. Aracı)

Bütün Muhataralar (All Risks) :
Poliçede özellikle belirtilen sınırlı sayıda istisnalar dışında herhangi bir nedenle meydana gelen tüm zararları teminat altına alan sigorta. Bir çok branşta uygulanan ve sigortalının alabileceği en geniş teminat biçimidir. Teminatın adı “Bütün Tehlikeler” olmasına rağmen, karşılaşılabilecek bütün tehlikelere karşı koruma sağlayan bir teminat değildir. Bu tip poliçeler, kişilerin artan sigorta ihtiyaçlarına cevap vermek üzere oluşturulmuş, nispeten yeni ürünlerdir. Poliçenin, istisnalar bölümünde, hangi tehlikelere karşı koruma sağlamadığı tek tek sayılır ve bu istisnaların dışında kalan tüm tehlikelerin teminat altında olduğu belirtilir. Bu özelliğinden dolayı bu poliçeler, “Bütün Tehlikeler” (All Risks) Poliçesi olarak adlandırılmaktadır

Coğrafi sınırlar (Territorial Limits) :
Sigorta poliçesinin yürürlükte olduğu coğrafik alandır. Örneğin, bir tekne poliçesindeki "Sefer Sahası" veya "Faaliyet Alanı" gibi terimler, o tekne poliçesinin ancak o alanlarda meydana gelebilecek hasarlar için yürürlükte olduğu anlamına gelmektedir. Sigortalının kesinlikle uyması gereken poliçe taahhüdüdür. Poliçede belirtilen coğrafi sınırların dışında meydana gelen hasar için, sigortacının sorumluluğu söz konusu değildir. Reasürans anlaşmalarında da, coğrafi sınırlara ilişkin benzer kayıtlar bulunmaktadır.

Daini Mürtehin Şerhi :
Hayat Sigortalarında, hayatı üzerine sigorta yapılan kişiye vermiş olduğu borç veya kredi nedeniyle, sigortalının vefatı halinde ödenecek olan tazminat tutarından birinci derecede alacaklı olan gerçek veya tüzel kişidir. Bunun için daini mürtehin sıfatının poliçe üzerinde belirtilmesi gereklidir. Genellikle kredi hayat sigortalarında daini mürtehin olarak, kredi veren banka, finansal kiralama şirketi vb finans kuruluşları görülür.

Deprem ve Yanardağ Püskürmesi :
Deprem yeraltındaki boşlukların çökmesi, volkanik indifa ve özellikle toprağın içerisindeki ani enerji boşalması nedenleriyle, yer kabuğunun doğal olarak şekil değişikliğine uğramasıdır. Deprem ve yanardağ püskürmesinin, doğrudan veya dolaylı neden olacağı yangın ve infilak sonucu meydana gelen dahil bütün zararların temin edilmesidir.
Birçok branş tarafından temin edilebilen deprem riski, kümül oluşturma tehlikesi nedeniyle, sigorta ve reasürans şirketleri tarafından üzerinde önemle durulan bir doğal felakettir. Ekonomik sonuçları itibariyle, çok geniş yığınları etkileyebilecek bir felaket olması sebebiyle, birçok ülkede, devlet kontrolünde katastrofik sigorta veya reasürans pool’ları kurularak, tahrip edici ekonomik sonuçlarına karşı, önlem alınmaya çalışılmaktadır.

Diğer Tazminat Talepleri ve Ölüm :
Motorlu nakil aracının neden olduğu kazada, birden fazla kimsenin ölmesi veya tamamen/kısmen çalışamaz duruma düşmesinden dolayı ortaya çıkan zararları karşılamada bu teminatın limiti de bireyler için de yapılacak taleplerde üst sınırı göstermektir.

Eksik Sigorta (Under Insurance) :
Sigorta bedelinin, sigorta değerinden küçük olmasına, eksik sigorta denir. Poliçede yazılı sigorta bedelinin, sigortaya konu olan malın gerçek ve makul değerinin altında olması durumudur. Sigortalı, bilmeyerek veya daha az prim ödemek amacıyla malın gerçek değerinin altında bir beyanda bulunmaktadır. Eksik sigorta halinde sigortalı, sigortanın, "uğranılan maddi kayıpların tam anlamıyla giderilmesi" prensibinden yeterince yararlanamamaktadır. Örneğin, tam zıya halinde, sigorta şirketinin ödeyeceği en fazla miktar, poliçede beyan edilmiş sigorta bedeli kadar olacaktır. Kısmi hasarlarda da aynı durum söz konusudur ve sigorta şirketinin ödeyeceği en fazla hasar miktarı, eksik sigorta bedelinin, olması gereken sigorta bedeline oranı kadardır. TTK nun 1288. Maddesinde düzenlenen bu durumlarda kısmi bir hasarın gerçekleşmesi halinde sigorta bedelinin sigorta deşerine oranı nispetinde hasar ödenecektir. Enflasyona endeksli poliçe düzenlenmektedir. Ancak bu durumda dahi, sigorta başlangıcında sigorta bedeli ile sigorta deşerinin eşit olması yani eksik sigorta durumunun sigorta başlangıcında bulunmaması gerektiği unutulmamalıdır.

Entegral Muafiyet (Franchise) :
Sigorta dönemi içerisinde meydana gelen ve belli bir miktarın altında kalan hasarın, sigortalı tarafından; hasarın bu miktarı aşması durumunda ise, tamamının sigorta şirketi tarafından ödenmesini öngören muafiyet uygulamasıdır. Sigorta bedelinin belli bir yüzdesi veya maktu olabilir. Günümüzde pek fazla kullanılmamaktadır.

Fiyat (Rate) :
Sigorta veya reasürans teminatına karşılık olarak ödenecek primin hesaplanmasında esas alınan ve oran olarak ifade edilen bir terimdir. Fiyatın sigorta bedeline veya teminata uygulanmasıyla prim miktarı bulunmaktadır.

Genel Şartlar (General Conditions) :
TTK’ nun 1266. Maddesi uyarınca, devletin yetkili kurumları (T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı) tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri koşullardır. Genel şart hükümleri Yasaların emredici hükümlerine aykırı olamaz. Genel şartların değişmesi halinde değişiklikler, yeni genel şartların eklenmesi suretiyle yapılacak yeni sözleşmelere uygulanır.

Gerçek Tam Ziya (Actual Total Loss) :
Sigorta konusu olan şeyin, sigorta teminatı kapsamındaki tehlikelerden birinin gerçekleşmesi sonucu, tamamen kullanılamaz ve onarılamaz hale gelmesi veya temel niteliklerini kaybedecek ölçüde hasarlanması durumudur. Bu durumda, sigorta şirketinin azami sorumluluğu, sigorta poliçesi üzerinde yazan miktar kadardır. Bir binanın yangın nedeniyle kullanılamayacak hale gelmesi veya depremde yıkılması, bir geminin batması gerçek tam zıya örnekleridir.

Grup Hayat Sigortası (Group Life Insurance) :
Tek bir poliçe altında, sigorta ettiren ile belirli bir ilişkisi bulunan çok sayıda kişiye güvence sağlayan bir hayat sigortası türüdür. Poliçe sahibi ile sigortalılar arasındaki ilişki genellikle işveren çalışan ilişkisidir. Grubu oluşturan kişilerin, aynı iş yerinde çalışıyor veya bir birliğin üyesi olmak gibi ortak özelliklerinin olması gerekmektedir. Sözleşmeyle sigortalanan kişiler, sigortadan yararlanan üçüncü taraf olarak haklarını arayabilirlerse de gerçekte sözleşmeye taraf değildirler. Genellikle, işverenlerin, kendi iş yerinde çalışanların emeklilik planlarına ek olarak oluşturdukları, kar paylı veya kar payı verilmeksizin düzenlenebilen bu planda, her çalışanın ödemek durumunda olduğu prim, kendi maaşına göre belirlenmekte ve teminat, ilgili kişinin emekliliğine kadar devam etmektedir. Emeklilik planlarından ayrı, başlı başına bir plan olarak da oluşturulabilen Grup Hayat Sigortaları, bir yılda veya üç yılda bir gibi belli dönemler itibarıyla, sözleşme şartlarında değişiklik yapma hakkı saklı kalmak kaydıyla, otomatik olarak yenilenebilmektedir.

Grup Sigortası (Group Insurance) :
Genellikle Hayat, Sağlık ve Ferdi Kaza Sigortaları’nda kullanılan bir sigortalama yöntemidir. Hayatı ve sağlığı sigorta konusu olan birden fazla kişinin, bir ana sözleşme ya da her biri için müstakil olarak düzenlenmiş sözleşmeler kapsamında temin edilmesi durumunu ifade etmektedir.

etli Makineler için Geniş Kasko (Engine Plant Insurance) :
Sigorta konusu müteharrik makinelerde çarpma, çarpışma, raydan çıkma, devrilme, düşme, yuvarlanma, toprak kayması, toprak çökmesi, kaya düşmesi, yangın, yıldırım, deprem, seylap, çığ sebepleri ile meydana gelecek hasarların teminata dahil edilmesidir.

Hasar (Damage) :
Poliçe ile garanti altına alınan risk ya da risklerden herhangi birinin gerçekleşmesi durumuna denir. Üzerinde menfaat kurulabilecek herhangi bir şey veya hakkın, tazminat talebine esas teşkil eden bir olay sonucunda uğramış olduğu değer kaybıdır. Ancak, bu değer kaybı, sigorta poliçesi şartları dahilinde bir tehlikeden meydana gelmiş olsa dahi, sigorta şirketinin karşılamakla yükümlü olduğu miktar olarak düşünülmemelidir. Diğer bir deyişle, tazminat miktarı ile hasar miktarı bir çok durumda farklı olabilmektedir.

Hasar / Prim Oranı (Loss Ratio) :
Ödenmiş ve muallak hasarlar toplamının kazanılmış prime olan oranıdır. Genel anlamıyla, belli bir hesap yılı itibarıyla hasarların prim gelirine yüzde olarak ifade edilmiş oranını göstermektedir. Hasar prim oranının hesabı şu şekilde yapılmaktadır:
(Ödenen Hasar + Muallak Hasar + Cari Yıl Prim Rezervi) / (Prim + Geçen Yıldan Devreden Muallak Hasar + Geçen Yıldan Devreden Prim Rezervi)

Hasar Fazlası Reasüransı (Excess of Loss Reasurance) :
Bir reasürans anlaşması türüdür ve reasürör, sigortacının yazmış olduğu işlerden elde ettiği primin belli bir kısmı karşılığında, o işlere ilişkin meydana gelen hasarların, önceden saptanmış bir tutarı (sedan şirketin net saklama payı) geçen kısmını karşılamayı taahhüt eder. Bölüşmeli olmayan bir reasürans türüdür. Hasar Fazlası Reasürans Anlaşmalarının Bölüşmeli Reasürans Anlaşmalarından en büyük farkı, sadece hasara ilişkin bir anlaşma olmasıdır. Tek bir branş için olabildiği gibi birkaç branşa birlikte de uygulanabilir ve özellikle kümül oluşturan hasarlarda ve katastrofik nitelikli hasarlarda, sigorta şirketinin koruması açısından oldukça etkili anlaşmalardır. Reasürans şirketinin, sedan şirketin net saklama payından sonra başlayan ve belli bir üst limitle sınırlanan sorumluluğu, dilimler halinde tespit edilmektedir.

Hasarı Önleme (Loss Prevention) :
Meydana gelmesi muhtemel hasarın nedenlerini araştırarak, bu nedenleri ortadan kaldırmak üzere sigortalıya tavsiyelerde bulunmamak, bilgi ve donanım sağlamak ve sigorta poliçesine, tedbir öngören bazı şartlar ilave etmek gibi sigortacı tarafından alınan tedbirlerin tümü, hasarı önleme faaliyetleridir. Ayrıca, hasar sonuçlarını en aza indirme çabaları da, bu tür faaliyetlerin kapsamında düşünülmelidir.

Hayat Sigortası (Life Insurance) :
Sigortanın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren kişiyi poliçe türüne göre vefat, hayatta kalma, maluliyet veya kritik hastalıklar gibi büyük risklere karşı güvence altına alan; birikim priminin alındığı durumlarda primleri yatırıma yönlendirerek, sigorta süresi sonunda toplu para ya da emeklilik hakkı tanıyan sigortadır.

Hesap / Muhasebe Yılı (Accounting Year) :
Sigorta poliçesinin yürürlüğe girdiği tarih göz önüne alınmaksızın, o poliçeye ilişkin tahakkuk eden primin hesaba kaydedildiği takvim yılıdır. Bir hesap yılı içerisinde, başlangıç tarihleri farklı olan poliçelere ait primler olabilmektedir. Örneğin, bir yıldan uzun süren Mühendislik, Tekne İnşaat poliçelerinde, risk devam ettiği sürece prim tahakkuk etmekte, bu primler, başlangıç tarihleri eski olan poliçelere ait olmakla birlikte, içinde bulunan hesap yılı kapsamında değerlendirilmektedir.

Hükmi Tam Ziya (Constructive Total Loss) :
Sigorta teminatı kapsamındaki tehlikelerden birinin gerçekleşmesi sonucu, hasarı önlemek için yapılacak masrafın, kurtarılacak değeri aşması veya sigorta konusu olan şeyin tahmini tamir masrafının, ekonomik maliyet sınırını geçmesi hallerinde hükmi tam ziya durumu söz konusu olmaktadır. Genellikle nakliyat sigortalarında söz konusudur.

İbraname :
Bir hasar anında sigortacının sigorta sözleşmesinden doğan borcunu yerine getirdikten sonra sigortalıdan aldığı ve sigortalıya başka bir borcunun olmadığını gösteren belgedir.

İhtarname :
Zamanında ödenmeyen primlerin poliçenin iptaline yol açması söz konusu olduğundan, prim borçlarını ödemeleri için sigortalıya gönderilen uyarı mektubudur. Sigortalı; sigorta sözleşmesinden doğan prim borcunu ödemediği takdirde, sigortacı tarafından yasal formaliteleri Türk Ticaret Kanunu’nda gösterilmiş taahhütlü bir mektubun sigortalının yasal ev adresine gönderilmesi suretiyle yapılan işleme denir.

İkraz :
Aksine sözleşme ile kısaltılmış olmadıkça üç yıllık (şirketimiz uygulamalarında bu süre iki yıl) primi ödenmiş bulunan bir birikimli hayat sigortasında, sigorta ettirenin talebi üzerine ve poliçenin iadesi karşılığında poliçenin birikimleri üzerinden, sigortacı tarafından belli bir faiz oranı karşılığında ödünç para verilmesidir. Uzun süreli ve birikimli sigortalarda mevcut olup, sigortalının ileriki yıllarda poliçesinin kar paylı birikim tutarının azami %95’ini belirlenen bir faizle borç alabilmesidir. İkraz halinde, poliçenin tüm hakları korunur. Sigortalı bir sonraki yıl, borcunu ödemeden o yıla ait ikraz faizini ve bu faiz üzerinden alınacak %5’lik gider vergisini ödemek suretiyle sigortaya devam edebilir. Faiz şirket tarafından serbest olarak belirlenir ve peşin alınır.

İptal (Cancellation) :
Poliçe ile garanti altına alınan riskin taşınmasından vazgeçilmesidir. Sigortacı veya sigortalının sözleşmeye son vermesi durumudur. Sigortalının tehlikenin ağırlaşmamasını sağlamak, sigorta primlerini süresinde ödemek gibi birtakım yükümlülükleri vardır. Bu hususlar yerine getirilmediği takdirde sigortacı Ticaret Kanunu’nun 1297. maddesi gereğince bir ihtarname çekerek sigorta sözleşmesini sona erdireceğini bildirir ve yasal süre içinde sigortalı sözünü yerine getirmezse sigorta sözleşmesini bitirir.
Poliçe iptalinin çok çeşitli nedenleri olabilmektedir. Sigorta edilebilir bir menfaatin olmadığının sonradan anlaşılması, esaslı hususa ilişkin bir yanlış beyan, poliçenin sigortacı tarafından iptaline örnek gösterilebilir. Sigorta teminatının, sigortalının ihtiyacına yönelik olmadığının anlaşılması, poliçenin sigortalı tarafından iptal edilmesinin bir nedeni olabilir. Bazı durumlarda ise poliçe, iki tarafın rızasıyla da iptal edilebilmektedir.
Uzun süreli hayat sigortalarında; henüz 3 yıllık primini ödememiş sigortalarda sigorta ettirenin gönderilen ihtarnameye rağmen 30 gün içinde prim borcunu ödememesi halinde, poliçenin yürürlükten kaldırılmasıdır. Bu durumda prim iadesi yapılmaz. Bir yıl ve daha kısa süreli hayat, sağlık ve kaza sigortalarında; Sigorta ettiren şirketçe belirtilen süre zarfında prim borcunu ödemediği taktirde, poliçe temerrüde düşer. Temerrüt tarihini izleyen 15 günün sonunda prim borcu ödenmezse poliçenin teminatları durdurulur. Durdurulma tarihinden itibaren geçen 15 gün içinde de borç ödenmezse, ihtara gerek kalmaksızın poliçe iptal edilir.

İrat (Annuity) :
Yaşam boyu veya belirtilen süre boyunca periyodik olarak gelir sağlayan yaşam sigortası teminatıdır. Hayatta kalmaya bağlı ve karma hayat sigortalarında sigorta süresi tamamlandığında toplu tazminat yerine yaşam boyu veya belirtilen süre boyunca periyodik olarak sigortalıya ödenen emeklilik geliridir. Kişinin ölümü halinde, sözleşmede belirtildiği takdirde, ödemeler, süre tamamlanıncaya kadar mirasçılarına veya sigortadan yararlanan kişi veya kişilere ödenmektedir. Bu tür sigortalar, emeklilik planlarında oldukça sık kullanılmaktadır.

İstikraz :
Hayat sigortası sözleşmesi genel şartlarının “borç verme” ile ilgili maddesi hükmü gereğince iştira (satın alma) değerli sigortaların satın alma değerinin %95’i oranında sigortalıya borç para verilir.

İstisnalr (Exclusion - Exception) :
Sigorta teminatları dışında kalan durumlardır. Sigorta teminatının sınırlarını belirler. Poliçenin genel veya özel şartlarında belirtilen ve bütün sigortalılar için poliçe kapsamı dışında kalan hallerdir. Bazı sigorta sözleşmelerinde, teminat, bir liste halinde açıkça sayılan risklerle belirlenmekte; bu tehlikelerin dışında herhangi bir nedenden ileri gelen hasar, hariç tutulmaktadır. Genellikle dar kapsamlı sigorta teminatlarında bu tip bir uygulama söz konusudur ve bu tür poliçelerdeki “istisna” maddesi, temin edilen tehlikeler için verilen teminatın boyutlarını sınırlamaktadır. Geniş teminatlı sigorta sözleşmelerinde ise, istisna edilen tehlikeler, teminatın kapsamına dahil olmaktadır.

İş Makineleri :
Poliçeye ekli listede markası, modeli, seri numarası ve sigorta bedeli belirtilen iş makineleri ve ekipmanın, sigorta konusu inşaat / montaj işinin yapılması ile ilgili olarak riziko mahallinde bulundukları sırada, poliçe genel şartları kapsamına giren rizikoların gerçekleşmesi sonucu meydana gelebilecek ziya ve hasarlar, bu ek teminatla poliçeye dahil edilir.

İş Yılı (Underwriting Year) :
Poliçenin düzenlendiği yıldır. Sigorta muhasebesi ve uzun süreli poliçelerin değerlendirilmesi bakımından önem taşımaktadır. Bir poliçeye ilişkin prim ve hasarların takip eden yıl veya yıllar içinde de gerçekleşmesi, iş yılı hesabı açısından bir fark oluşturmaz ve bu prim ve hasarlar, poliçenin düzenlenmiş olduğu yıla göre değerlendirilir.

İştira (Surrender) :
Birikim priminin alındığı yaşam sigortalarında sigorta şirketinin, poliçe özel şartlarında yazılı asgari sürenin geçmesi ve bu süreye ait primlerin ödenmesinden sonra sigorta ettirenin talebi ile kar paylı birikim tutarını ödeyerek poliçeyi satın almasıdır. Sigortalı için, poliçenin paraya çevrilme olanağıdır. Sigortacı tarafından sigorta ettirene tanınmış yasal bir haktır.
Birikim priminin alındığı yaşam sigortalarında sigorta şirketinin, poliçe özel şartlarında yazılı asgari sürenin geçmesi ve bu süreye ait primlerin ödenmesinden sonra sigorta ettirenin talebi ile kar paylı birikim tutarını ödeyerek poliçeyi satın almasıdır. Sigortalı için, poliçenin paraya çevrilme olanağıdır. Bunun yanı sıra, bu terim Emeklilik Sigortaları’nda da kullanılmakta ve ilgili kişinin, emekli gelirinin belli bir kısmından, eşi veya başka bir kişi lehine feragat etmesi durumunu ifade etmektedir.

Kar Payı Tutarı (Bonus) :
Sigortalıların ödediği primlerin yasal ve teknik kesintileri yapıldıktan sonra yatırıma yönlendirilmesi sonucunda elde edilen karın bir kısmının katılım nispetinde poliçeye işlenen tutarıdır. Sigorta şirketinin yıl içinde topladığı primleri kullanması sonrasında elde ettiği karın bir bölümünü (%95) sigortalılara geri dağıtması işlemidir. Hayat sigortalarında söz konusudur.

Kar Paylı Poliçe (Participating policy) :
Özellikle Hayat Sigortaları’nda kullanılmakta olan kar paylı poliçelerle, sigortacının karına katılma hakkı elde edilir.

Kazanılmış Net Prim (Net Earned Premium) :
Hesap yılının birinci gününden itibaren sigortacı tarafından düzenlenmiş poliçeler karşılığında yazılan primler, teknik anlamda brüt primdir. Hesap yılı içerisinde, örneğin, dördüncü ayda düzenlenen poliçenin yıllık priminin sadece sekiz aylık karşılığı cari yıla ait, geri kalan dört aylık primi ise takip eden yılın hesabına dahil olmaktadır.Sigorta şirketi tarafından düzenlenen tüm poliçeler için tek tek böyle bir hesap yapmak güç olduğundan, şirketin yıl içerisinde tahakkuk ettirdiği toplam primin belli bir yüzdesi devam eden riskler için bir sonraki yıl hesabına aktarılmaktadır. İstihsal edilen yıllık primden reasürans maliyeti ve devam eden riskler için ayrılan rezerv çıkarıldıktan sonra kalan kısım, "Kazanılmış Net Prim"dir.

Kısmi Hasar (Partıal Loss – Partial Average) :
Sigorta konusu olan şeyin, ekonomik değerini tamamen kaybetmeyecek derecede hasarlanması durumudur. Ancak, bir hasarın "kısmi" olup olmadığını belirleyen bir ekonomik sınır söz konusudur ve bu sınır sigortacı açısından çok önemlidir. Sigorta konusu olan şeyin kısmen hasarlanması durumunda dahi, tamir ve diğer masraflar toplamının sigorta bedeline göre yüksek bir oran tutması, diğer bir deyişle tamirin ekonomik olmaması halinde hükmi tam zıya çözümüne gidilebilir. Buna göre, bir hasarın kısmi nitelikte olup olmadığını belirleyen faktör, tamir bedelinin sigorta şirketi açısından ekonomik olmasıdır. Bazı hallerde sigorta sözleşmesinde, bu konuda açık hükümlere yer verilebilmektedir.

Kloz (Clause) :
Poliçenin bir bölümü veya poliçeye ekli, özel şarttır ve taraflar arasındaki sözleşmenin gerçek sınırlarını belirlemek amacıyla kullanılmaktadır.

Komisyon (Commision) :
Sigorta şirketlerinin, prim üretimi başta olmak üzere sigortacılık ile ilgili faaliyetlerinde şirket adına iş yapan sigorta aracılarına ödediği belli orandaki para miktarıdır. Bu oran, sigorta aracısının düzenlediği veya düzenlenmesine aracılık ettiği poliçe toplam priminin belli bir yüzdesidir. Her bir sigorta branşı için ayrı olmak üzere farklı kademelerdeki sigorta aracılarına değişik yüzdelerde komisyonlar ödenmektedir.Sigorta şirketi ile reasürans şirketi arasındaki ilişkide aracılık eden reasürans aracısı kişi ve kuruluşlara da bir komisyon ödenmektedir ve buna da reasürans komisyonu denilmektedir

Komütasyon (Commutation) :
Gerçekleşmiş veya muhtemel sorumluluklara ilişkin olarak, tahmini toplam bedelin, taraflarca ortak karar verilmiş belli bir miktarı üzerinden hemen ödeme yapılarak, gelecekte bu sorumluluklardan doğabilecek tüm ödemelerden kurtulmayı ifade etmektedir ve genellikle sedan şirket ile reasürörler arasında, reasürans sözleşmelerinden doğan borç ilişkisinde söz konusu olmaktadır. Bu terim, aynı zamanda, Gelir / İrat Sigortaları’nda, emeklilik gelirine hak kazanmak üzere yapılan prim ödemelerinin belli bir kısmının, emekliliğe hak kazanıldığı tarihte, ilgili kişi tarafından toplu olarak alınabilmesini sağlayan uygulamayı da ifade etmektedir. Kalan kısım ise, poliçeden yararlanan kişiye emekli aylığı olarak ödenmektedir.

Komütasyon Klozu (Commutatin Clause) :
Reasürans anlaşmalarında bulunan bir klozdur ve reasürörün, herhangi bir yıla ait muallak ve meydana gelmiş, ancak bildirilmemiş hasarlara ilişkin tahmini toplam sorumluluklarının belli bir oranı üzerinden ödemede bulunarak, ileride bu hasarlar dolayısıyla doğabilecek tüm sorumluluklarından kurtulmasını öngörmektedir.

Komütasyon Tablosu (Commutation Table) :
Mortalite tablosu ve teknik faiz kullanılarak oluşturulan ve hayat sigortası primlerinin hesaplanmasında kullanılan bir tablodur.

Kümül Takibi :
Sigortalının almış olduğu tüm poliçeler ile üzerinde taşıdığı toplam risk ve teminat toplamının yapıldığı takiptir.

Lehdar (Beneficiary) :
Sigortadan faydalanan kişidir. Hayat sigortalarında, sigorta sözleşmesine taraf olmamakla birlikte, yaşam kaybı ( vefat ) rizikosunun gerçekleşmesi halinde poliçede belirtilen hakların ödeneceği kişidir. Poliçede menfaatdar ismen belirtilmemişse, kanuni varisler menfaatdar olarak kabul edilir. Sigorta sözleşmesine kendi iradesiyle taraf olabildiği gibi, sigorta ettiren konumundaki diğer bir kimsenin yapmış olduğu sözleşme ile de sigortadan doğrudan veya dolaylı olarak yararlanma konumunu elde edebilir. Sigorta sözleşmesine taraf olmamakla beraber lehine sigorta sözleşmesi yapılan ve riskin gerçekleşmesi halinde kural olarak sigorta tazminatını sigortacıdan isteme hakkına sahip olan gerçek ya da tüzel kişi veya kişilerdir.

Maddi Zararlar :
İşletme faaliyetleri nedeniyle sigortalının üçüncü şahıslara vermiş olduğu maddi zararların sorumluluğunu teminat altına alır.

Menfaatdar (Beneficiary) :
(Bkz. Lehdar)

Meriyet :
Poliçenin geçerli ve yürürlükte olma durumudur.

Meydana Gelmiş Ancak Bildirilmemiş (Incurred but Not Reported) :
Sigorta muhasebesi açısından oldukça önemli bir kavramdır. Belli bir dönem, genellikle hesap döneminin sonunda, sigorta şirketinin portföyünde bulunan branşlar itibariyle meydana gelmiş bir takım hasarlar söz konusu olmakta, ancak bu hasarların varlığı ve maliyeti konusunda sigorta şirketinin herhangi bir bilgisi bulunmamaktadır. Bu tür hasarlar, "meydana gelmiş ancak bildirilmemiş" hasarlar olarak adlandırılır ve sigorta şirketi tarafından, bu hasarlar için belli bir rezerv ayrılır. Sorumluluk Sigortaları gibi, sonuçları uzun vadede belirlenen işlerin muhasebeleştirilmesinde oldukça önemli bir kavramdır.

Moral Risk (Moral Hazard) :
Sigortalının tutum ve alışkanlıkları ile ilgili risk kavramıdır. Sigorta konusu olan şey üzerinde, sigorta edilebilir menfaate sahip kişi veya üçüncü şahıslarla bağlantılı olarak, ilgili riskin hasar meydana getirme veya hasarın şiddetini arttırma ihtimalini etkileyen bir durum veya davranış biçimidir. Hasarın meydana gelmesini önleme veya hasarın maliyetini azaltma konusunda gösterilen ihtimam eksikliği veya önceki devrelerdeki hasar taleplerinin adet ve miktar olarak fazlalığı, moral tehlikenin yüksekliğine örnek olarak verilebilir.

Morbilite Tablosu :
Belirli bir nüfus topluluğunun veya belli yaş gruplarına göre sınıflandırılan kişilerin gözlem altında tutularak oluşturulan hastalanma, yaralanma ve malul kalma istatistiklerini içeren tablodur.

Mortalite Tablosu (Mortality Table) :
Belirli bir nüfus topluluğunun gözlem altında tutularak oluşturulan yaşama ve ölüm istatistiklerine göre elde edilen sonuçlardan her bir yaşta bir yıl içerisinde kaç kişinin hayatta kalacağının, kaç kişinin öleceğinin öngörüldüğü tablolardır. Mortalite tablosu nüfus istatistiklerine dayanılarak hazırlanır ve hayat sigortalarında prim hesaplamalarında kullanılır. Bir ülkenin toplam nüfusunun gözlemlenmesi suretiyle elde edilen sonuçların, Hayat sigortalarına uygulanmak üzere hazırlanan tablolarına denir. Herhangi bir yaşta, bir yıl içerisinde kaç kişinin hayatta kalacağı veya kaç kişinin öleceği bu tablolardan hareketle tahmin edilebilmektedir.
Mortalite tabloları, tablonun yapılış şekline ve yapıldığı yere göre isim almaktadır. Örneğin, Amerikan C.S.O. 19531958 Mortalite tablosu denildiği zaman, Amerika Birleşik Devletleri'nde 1953 - 1958 yılları arasında tam nüfusun gözlemlenmesi suretiyle elde edilen sonuçları gösteren tablo anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra, bu tablolara "teknik faiz" yüklemesi yapılarak "Komitasyon Tabloları" elde edilmektedir.
Mortalite tabloları, tüm nüfus dikkate alınarak yapılabildiği gibi, cinsiyet ayırımı, belli bir bölgenin nüfusu gibi esaslara göre de yapılabilmektedir. Bu terim aynı zamanda, “Life Table” olarak da ifade edilmektedir.

Muafiyet (Excess) :
Sigortalının hasarın bir kısmına katılmasıdır. Sigortacının sorumluluğu, sigortalı tarafından karşılanması öngörülen miktar aşıldıktan sonra başlamaktadır. Hasar halinde sigortalıya belli bir meblağın ödenmemesi anlamına gelen bu uygulamada, primler de muafiyetsiz sigortaya oranla daha düşük belirlenir. Belirlenen muafiyet rakamına kadar olan hasarların ödenmediği, yalnız geçen meblağın ödendiği muafiyete tenzili muafiyet; belirlenen muafiyet rakamına kadar olan hasarların ödenmediği, geçen hasarların ise kesintisiz ödendiği muafiyet türüne ise entegral muafiyet denir. Taraflar arasındaki anlaşmaya göre belirlenmiş bir limite kadar sedan şirketin sorumluluğunda olan hasarlar, bu limit aşıldıktan sonra, reasürörün sorumluluğunda olan hasarlar, reasürörün sorumluluğuna girmektedir.

Muallak Hasar (Outstanding Loss) :
Meydana gelmiş ve sigorta şirketi tarafından bilinen bir hasara ilişkin olarak, ileride ödenmesi muhtemel, ancak, henüz tasfiyesi yapılmamış, yaklaşık hasar miktarını ifade etmektedir. Sigorta şirketleri, her hesap döneminin sonunda, muallak hasarların toplamı üzerinden, belli yöntemlere göre belirlemiş oldukları bir karşılık ayırmaktadırlar. Bu muhtemel ödeme için ayrılan miktara da muallak hasar rezervi denir.

Mutabakatlı Poliçe (Agreed Value / Valued Policy) :
Sigorta sözleşmesinin tarafları olan sigortalı ile sigortacı tarafından, üzerinde mutabık kalınmış, tam ziya halinde sigortalıya ödenecek olan bedeldir. Mutabakatlı değer, sigorta poliçesi düzenlendiği sırada belirlenmekte, poliçe süresi içerisinde meydana gelebilecek piyasa dalgalanmalarından etkilenmemektedir. Tam zıya halinde sigortalıya ödenecek olan bedelin başlangıçta belirlenmiş olması, olası bazı sigorta sahtekarlıklarının da önüne geçmektedir. Mutabakatlı poliçe, tekne ve nakliyat sigortalarında sık olarak kullanılmaktadır. Bu terim, “Valued Policy” olarak da ifade edilmektedir

Mücbir Sebep (Act of God) :
İnsan iradesi, gücü ve müdahalesiyle önüne geçilemeyen, deprem, yıldırım, kasırga gibi doğal afetler mücbir sebep olarak adlandırılmaktadır ve Sorumluluk Hukuku ve Sorumluluk Sigortaları açısından önem taşımaktadır. Bu tip doğa olayları, sonuçları itibarıyla herhangi bir kişi için sorumluluk doğurabilecek nitelikte değildir.

Mükerrer Sigorta (Reasurance - Reinsurance) :
Sigorta şirketinin üstlendiği risklerin bir kısmını ülke içindeki veya dışındaki başka sigorta şirketlerine devretmesidir. Bir başka deyişle; sigorta edilmiş riskin belli bir kısmı veya tamamının yeniden sigorta edilmesidir. Sigorta şirketlerine, tek başlarına yüklenmeleri mali açıdan mümkün olmayan riskleri, sigortalama imkanı vermektedir ve bu yönüyle, sigortacı ile reasürörün dayanışmasını temsil etmektedir. Birtakım mali ölçüler esas alınarak, branş esasıyla tespit edilen saklama payları, sedan şirketin risk üzerindeki sorumluluk miktarını göstermekte; aşan kısımlar ise, çeşitli reasürans anlaşmalarıyla reasürans şirketlerine devredilmektedir. Sedan şirket, sigortalıdan toplamış olduğu primlerin ve sigortalıya ödemiş olduğu hasarların belirli bir kısmını, değişik tekniklere göre yapılmış reasürans anlaşmaları vasıtasıyla, reasürans şirketine yansıtır. Ancak, sedan şirket ile reasürör arasındaki risk transferi işlemi, yıllık anlaşmalar olmaksızın da yapılabilmekte; sedan şirket, her bir risk için. İhtiyari olarak, reasüröre müracaat edebilmektedir. Reasürans, sigorta şirketi ile reasürör arasındaki iç sözleşme olup , sigortalının hak ve yetkilerini etkilemez.

Müşterek Avarya (General Average) :
Gemi ve yükü birlikte tehdit eden bir tehlikeden onları korumak amacıyla, makul bir hareket tarzında olmak kaydıyla, bilerek bir fedakarlık yapılması veya bir masrafa katlanılması durumunda, Müşterek Avarya hareketi söz konusudur ve bu nitelikte bir hareketin doğrudan doğruya sonucu olan zarar veya masraflar Müşterek Avarya'dır.Müşterek Avarya kapsamına giren zarar ve masraflar, gemi, yük ve navlun sahipleri arasında paylaştırılır ve bu işleme dispeç (adjustment) denir.

Müşterek Sebep (Concurrent Cause) :
Birbirlerinden bağımsız olarak ortaya çıkan ve hasarın oluşumuna ayrı ayrı katkıda bulunan sebeplerdir. Devam etmekte olan bir fırtına ve bu fırtına sırasında tamamen başka bir nedenle başlayan yangın, bir hasarın müşterek sebebi olabilirler.

Müşterek Sigorta (Co-Insurance) :
(Bkz. Birlikte Sigorta)

Ödenen Hasar (Paid Loss) :
Sigorta şirketi tarafından kabul edilmiş hasar talebine ilişkin olarak, sigorta şirketi tarafından yapılan hasar ödemesini ifade etmektedir. Ödenen hasar, hasarın tamamen tasfiye edildiği anlamına gelmemektedir. Aynı hasar ile ilgili olarak, sigorta şirketi tarafından muallak hasar karşılığı da ayrılabilmektedir. Bunun yanı sıra, bu terim belli bir dönem itibariyle tasfiyesi yapılmış hasarları ifade etmek için de kullanılmaktadır

Ödeyen :
Poliçeden doğan prim borcunu ödemekle yükümlü olan kişi ya da kişilerdir. Bu kişilik genelde sigorta ettiren ile aynı kişi(ler)dir.

Özel Şartlar ve Klozlar (Particular Conditions and Clauses) :
Sigorta şirketlerinin geliştirdikleri poliçelerin detaylı özel koşullarını içeren ve genel şartların aksine hükümler içermeyen sözleşme maddeleridir. Özel şartlar, sigortacı ve sigortalının üzerinde anlaştığı ve sigortalının çıkarları dikkate alınarak genel şartlara eklenen koşullardır. Özel şartların, TTK’nin emredici hükümlerine ve sigortalının aleyhine olmaması gerekmektedir. Özel şartlardaki amaç, sigortalının veya sigorta edilen menfaatin durumuna ve risklere göre ihtiyaçlara cevap verebilmektir.
Genel şartlara aykırı olarak sigortalı aleyhine hükümler içermemek koşulu ile sigorta akdine eklenebilen ve sigorta akdinin sınırlarını genişleten veya daraltan koşulları ifade eder. Kloz veya özel şart metni sigortalıya poliçe ekinde verilmedikçe sigortalı için hüküm doğurması söz konusu değildir. Genel sigorta branşlarının yanında pek çok teminat ek kloz ile verilmektedir. Örneğin deprem teminatı , terör teminatı vs. Teminatı genişleten klozların kendi içinde de bazı istisnalar yer alabildiğinden klozların sigortalı tarafından dikkatlice okunması gerekmektedir. Nakliyat sigortası Genel şartları haricinde hemen tüm sigortalarda özel şart ve klozlar Genel şartlar ile birlikte geçerlidir ve uygulanır. Ancak Nakliyat Sigortalarının özelliği gereği Genel şartlar tamamen bertaraf edilmek suretiyle ve yine yasanın emredici kurallarına aykırı olmamak koşulu ile özel şartın öncelikli olarak uygulanacağı sigorta akdetmek mümkündür. Sigorta şirketlerinin geliştirdikleri poliçelerin detaylı özel koşullarını içeren ve genel şartların aksine hükümler içermeyen sözleşme maddeleridir.


Poliçe (Policy) :
Genellikle yazılı sigorta sözleşmesi anlamında kullanılmaktadır. Sigortacı ile sigortalı arasındaki sigorta sözleşmesinin yazılı, yasal delilidir.Sigortacı ile teklif sahibinin teminat şartları ve sigorta primi üzerinde anlaşmalarından sonra, sigortacı tarafından düzenlenmektedir. Sigorta poliçesi, her iki tarafın hak ve borçlarını gösteren, sigorta bedeli, sigorta primi, primin ödenme zamanı ve yeri, sigorta konusu, risk yeri ve teminatın süresinin belirtildiği, sigortacı tarafından imzalanarak sigorta ettirene verilen, sigorta sözleşmesini temsil eden bir belgedir. Poliçelerde, sigorta branşının özelliklerine göre, sigorta şirketi ile sigorta ettirenin mutabık kaldıkları, örneğin tarafların borç ve yükümlülükleri, hasar durumunda izlenecek prosedür gibi bilgiler de bulunmaktadır.

Poliçe Başlangıç / Bitiş Tarihi :
Sigorta süresinin başlangıç ve bitiş tarihlerini gösterir.

Poliçe Devri ( Assignment) :
Poliçe üstündeki yasal hakların devridir. Sigorta konusu üzerindeki sigorta edilebilir menfaatin sona ermesi, poliçenin geçerliliği üzerinde, branşlara göre değişik etkilerde bulunmaktadır. Örneğin Yangın Sigortaları’nda, sigortalı malın satış veya miras yoluyla başka bir kişiye geçmesi durumunda, poliçenin devamı yönünde sigortacının rızası olmadığı takdirde, poliçe, hükmünü yitirmektedir. Ancak, Nakliyat Yük Sigortaları’nda, sigorta konusu olan ticari mal üzerindeki menfaatin sahibi değişse dahi, poliçe, hükmünü devam ettirmektedir. Bu durumda, Nakliyat Poliçesi Kıymetli bir evrak niteliğinde devredilmekte ve herhangi bir hasar halinde ödeme, poliçenin adına düzenlendiği kişiye değil, yük üzerinde menfaat sahibi olan kişiye yapılmaktadır.

Prim (Charges of Insurance / Premium) :
Rizikoya iştirak payını ifade eden tutara denir. Yüzde veya binde olarak ifade edilen ve ilgili riskin ağırlık derecesine göre belirlenen bir oranın, sigorta bedeli veya sigortacının sorumluluğuna esas teşkil eden miktar ile çarpılmasıyla bulunabileceği gibi, maktu olarak da belirlenebilir. Sigortacının üzerine aldığı rizikoya karşılık, sigorta şirketine veya teminatı veren kuruluşa para olarak ödenen bedeldir. Sigorta sözleşmesinin en önemli unsurlarından birisidir ve sözleşmenin diğer bütün şartları yerine getirilmiş olsa dahi, primin ödenmemesi hali sigorta sözleşmesinin yürürlüğe girmesini engelleyen bir durumdur.
Prim, risk primine ek olarak genel giderler, komisyonlar, sigorta şirketinin bu iş dolayısıyla katlanmak zorunda olduğu tüm maliyetler ve faaliyet karını içermektedir.

Prodüktör :
Belli bir sigorta şirketine başlı olmayan, muhtelif sigorta branşlarında sigorta olmak isteyenleri bilgilendirerek poliçenin hazırlanmasında aracılık eden gerçek veya tüzel kişidir. Acente sigortacının tarafındayken, prodüktör sigortalının tarafındadır.

Reasürans ( Reasurance/ Reinsurance) :
(Bkz. Mükerrer Sigorta)

Reasürör (Reinsurer, Reassurer) :
Sedan şirketten reasürans yoluyla iş alan şirkettir. Sigorta şirketi tarafından sigorta edilmiş riske ilişkin sorumluluğun tamamını veya bir kısmını, reasürans yoluyla kabul eden taraftır.

Rejistro - Kayıt Defteri :
Düzenlenen poliçe, tecditname ve zeyilnamelerin tümünün kaydedildiği kanuni defterlerdir. Her branş için ayrı ayrı ve birer istihsal, birer iptal olmak üzere 2 çeşit olup, noterce tasdik edilen bu defterlerin sayfaları çift nüshadır. Yıl bitimlerinde ara tasdikleri yapılarak kullanılmaya devam edilir.

Retrosesyon (Retrocession) :
Reasürans yoluyla devir alınan sorumluluğun kısmen veya tamamen başka bir şirkete devredilmesi, tekrar reasüre edilmesidir. Sigorta şirketinin, sigorta etmiş olduğu risklerin tamamını, mali nedenlerden dolayı üzerinde tutmayıp, belli bir kısmını reasüre etmesi durumunda olduğu gibi, reasürans şirketi de, aynı nedenlerle, kendisine reasüre edilen riskleri, değişik reasürans sözleşmeleriyle devretmektedir.

Retrosesyoner (Retrocessionaire) :
Reasüre edilmiş risklerin belli bir kısmının, reasürans yoluyla devredildiği şirkettir.

Risk (Risk) :
Zararın veya hasarın ortaya çıkmasının muhtemel olduğu durumdur.Sigorta terminolojisinde birçok anlamda kullanılmaktadır. Belirsizlik, zarara neden olan olayların meydana gelme ihtimali, sigorta edilen şey gibi anlamlarda da kullanılmakla birlikte asıl anlamı, sigorta teminatı altına alınmış olan sigortalı şeyin karşı karşıya bulunduğu tehlikelerdir.
Sigortacı; riski, sigortalının bildirimine dayanarak bu riske tekabül eden bir ücret karşılığında temin eder. Şartların değişmesi sigortalıya, sigortacının isteyeceği ek ücreti ödeme zorunluluğu yükler ve bu ücret ödenmediği takdirde ise sigortacıya sözleşmeyi bozma hakkını verir.

Risk Primi (Risk Premium) :
Eldeki istatistiklere dayanılarak hesaplanmış muhtemel hasar miktarı ve hasar masraflarını karşılamak üzere hesaplanmış net prim miktarıdır. Tehlike primi olarak da adlandırılabilir. Prim miktarı, ilgili branşa bağlı olarak yıllık hesaplanabildiği gibi tehlikenin var olduğu düşünülen dönem itibariyle de belirlenebilir. Sadece tehlikenin maliyeti esas alındığı için, safi prim olarak da adlandırılmaktadır. Bu terim “Pure Premium” olarak da ifade edilebilmektedir.

Riyazi İhtiyat ( Mathematical Reserves) :
(Bkz. Aktüeryal Matematik Karşılık)

Riziko Kabul ( Underwriting) :
Sigortacının başvuruyu kabul edip etmeyeceğinin ve kabul ederse hangi şartlarda ve hangi fiyat üzerinden onaylayacağının belirlendiği süreçtir. Sigortacı tarafından yapılan risk değerlendirmesi sonucunda sigortalanması teklif edilen riskin, sigorta poliçesi ile teminat altına alınıp alınmamasına veya alınacaksa da hangi şartlarda alınmasına karar verme işlemine denir. Sigorta veya Reasürans Teminatı vermek, risk kabul etmektir. Sigorta yaptırma talebi anlamına gelen teklifnamenin eksiksiz ve doğru olarak doldurulmasından sonra, teklifnamedeki bilgiler esas alınarak bir değerlendirme yapılır ve söz konusu riskin kabul edilip edilmeyeceği, edilecek ise hangi şartlar ve fiyat üzerinden sigorta yapılacağı belirlenir.Sigortanın yapılması için bir ön şart varsa o da bu süreç de düşünülmelidir.

Sedan (Cedant) :
Reasüröre iş veren sigorta şirketine verilen isimdir. Yazmış olduğu direkt işlerin belli bir kısmını veya tamamını reasürans yoluyla devreden sigorta şirketidir. Hemen her sigorta şirketi, mali yapısı ne kadar güçlü olursa olsun, çeşitli branşlarda sigortalamış olduğu risklerin tamamını üzerinde tutmayıp, belli bir kısmını reasürans yoluyla devretmek durumunda olduğu için, aynı zamanda bir sedan şirkettir. Bazı durumlarda, sedan şirket, riskin tamamını reasürans şirketine devretmektedir. Bu terim, aynı zamanda, “Ceding Company” olarak da kullanılır.

Sertifika (Certificate) :
Grup hayat sigortalarında, sigorta ettiren ile grup içinde yer alan sigortalılar ayrı kişiler olduğundan, lehine sigorta yapılan sigortalının haklarının niteliğini belirten ve bu hak sahipliğini belgelendirmesine yarayan bir evrak düzenlenir. Buna sertifika denir.
Sigortacı tarafından düzenlenen bu belge sigorta sözleşmesinin varlığına kanıt olarak kullanılabilir. Sigortanın bir şart olarak öne sürüldüğü borç ve alacak ilişkilerinde ve hukuki işlemlerde yasal olarak geçerli niteliktedir ve gerektiğinde, her branş için düzenlenebilmektedir. Özellikle bir ana poliçe ile birden fazla kişi veya sigorta konusu için grup teminatı veren, Hayat ve Motorlu Araç Sigortaları gibi branşlarda sıklıkla kullanılmaktadır.

Sigorta (Insurance / Assurance) :
Sigorta, olması muhtemel zararların karşılanması amacıyla yapılan bir sözleşmedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1263. maddesi sigortayı şu şekilde tanımlamaktadır: “Sigorta bir akittir ki bununla sigortacı bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (bir rizikonun) meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler dolayısıyla bir para ödemeyi veya sair edalarda bulunmayı üzerine alır.”
Sigorta, aynı türden tehlikeyle karşı karşıya olan kişilerin, belirli bir miktar para ödemesi yoluyla toplanan tutarın, sadece o tehlikenin gerçekleşmesi sonucu fiilen zarara uğrayanların zararını karşılamada kullanıldığı, bir risk transfer sistemidir. Bu sistem sayesinde kişiler, karşı karşıya bulundukları tehlikelerin neden olabileceği, parayla ölçülebilen zararlarını, nispeten küçük miktarlarda ödemiş oldukları primler yoluyla paylaşmaktadırlar.
Sigortanın temel işlevi, zararı ekonomik açıdan önemsiz bir duruma getirmektir. Kişiler tek başına karşılayamayacakları zararları bir organizasyon aracılığıyla aralarında paylaşmaktadırlar.

Sigorta Başlangıç Tarihi (Attachment Date) :
İlk primin ödenmesinden sonra veya poliçede belirtilmiş olan sigortanın yürürlüğe giriş tarihidir. Sigortalı ile sigortacının karşılıklı anlaşmalarından sonra işlemeye başlar. Birçok sigorta branşında sigortanın başlayabilmesi için primin veya belirlenmiş ilk taksitinin ödenmesi gerekmektedir. Ancak, bazı branşlarda, örneğin Nakliyat sigortalarında böyle bir zorunluluk yoktur ve sigorta, taraflar arasında sözlü veya yazılı anlaşmaya varıldığı andan itibaren hüküm ifade eder.
Sigorta başlangıç tarihi genellikle poliçe üzerinde belirtilmektedir ve aksi kararlaştırılmadığı takdirde Türkiye saati ile saat 12:00’de başlar.

Sigorta Başvuru (Proposal Form) :
(Bkz. Teklif Formu)

Sigorta Bedeli (Sum İnsured) :
Sigorta şirketi ile sigortalı arasında kurulmuş tazminat sözleşmesi gereği, teminat altına alınmış bir tehlikenin gerçekleşmesi veya sigortalının üçüncü şahıslara karşı sorumlu duruma düşmesi sonucunda sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olduğu, tazminata esas oluşturan azami bedeldir. Tazminat sözleşmelerinde sigorta bedeli, tazminata konu olan, diğer bir deyişle sigortalının kaybetmek durumunda olduğu en yüksek bedeldir. Sigorta konusunun hasar anındaki piyasa değeri, sigorta bedelinin altında ise, piyasa değeri esas alınmaktadır. Ancak, sigorta şirketi, meydana gelen her hasarda bu bedeli ödemek taahhüdü altına girmez.
Tazminat esaslı olmayan sigorta sözleşmelerinde ise (hayat sigortaları gibi), sigorta bedeli teorik olarak, istenilen herhangi bir miktarda tespit edilebilir ve risk gerçekleştiği anda poliçe üzerinde yazan sigorta bedeli eksiksiz ödenir.

Sigorta Edilebilir Risk (Insurable Risk) :
Bir tehlikenin sigortacı açısından sigorta edilebilme ölçüsüdür. Hasara neden olması tamamen tesadüflere ve sigortalının kontrolü dışındaki olaylara bağlı, ekonomik, sosyal ve siyasal sonuçları bakımından geniş kitleleri etkilemeyen riskler, sigorta edilebilir niteliktedir. Ancak, günümüzde sigortacılığın gelişmesiyle birlikte, özellikle ekonomik olarak geniş kitleleri etkileyen riskler, örneğin savaş ve terör gibi tehlikeler için de sigorta teminatı verilebilmektedir. Ayrıca iklim değişikliklerinin yol açtığı ve meydana gelmesi artık tesadüflere bağlı olmayan, bilim ve teknolojideki gelişmeler sonucu meydana gelebileceği önceden tahmin edilebilen birçok tehlike (kasırga,sel gibi) sigorta edilebilir risk kapsamına girmektedir.
Bir riskin sigorta edilebilir olarak nitelendirilebilmesi için şu özelliklerin olması gerekmektedir:
• Sigorta sözleşmesi yapılırken riziko gerçekleşmemiş olmalıdır.
• Tehlike muhtemel olmalı, gerçekleşme ihtimali bulunmalıdır.
• Tehlikenin ne zaman gerçekleşeceği bilinmemelidir.
• Tehlike yasal olmalıdır. Yasalara ve genel ahlaka aykırı davranışlardan meydana gelen tehlikelerin sigortası yapılamaz.
• Tehlikenin muhtemel sonuçları mali açıdan ölçülebilir nitelikte olmalıdır.
• Sigortaya konu olan mal veya sorumluluk ile sigortalı arasında ekonomik bir ilişki olmalıdır. Sigorta edilebilir risklerin özelliği, sigorta tekniğindeki gelişmeler ve ihtiyaçlarına göre de değişebilmektedir. Örneğin mali açıdan ölçülebilir nitelikte olmak günümüzde özellikle sorumluluk branşları için her zaman mümkün olmamakta, sigorta şirketleri sigortalıların sorumluluklarını sınırsız olarak teminat altına almaktadırlar. Ayrıca, sigorta edilebilir risk, yaygın nitelikli, geniş kesimler için söz konusu olmayabilmekte, örneğin spekülatif riskler de bugün için sigorta edilebilmektedir. Bunun yanı sıra, daha önce sigorta edilemez gibi kabul edilen katastrofik riskler için de bugün sigorta şirketleri tarafından teminat verilmektedir.

Sigorta Ettiren :
Sigortacı ile kurulan çift taraflı sözleşmenin diğer tarafıdır ve kendi iradesiyle sözleşmeye girmektedir. Bazı sigorta sözleşmelerinde sigorta ettiren, sigortalı ve lehdar (sigortadan yararlanan kişi) aynı kişi olmakta, bazı sigorta sözleşmelerinde ise sigortacının karşısında taraf olarak üç ayrı kişi bulunabilmektedir. Diğer bir deyişle sigorta ettiren, sigortalı ve lehdar ayrı ayrı kişiler olabilmektedir.

Sigorta Konusu (Subject Matter of Insurance) :
Kaybedilmesi veya hasarlanması halinde, üzerinde menfaat sahibi kişi/kişiler için mali kayıplara neden olan;
• taşınır veya taşınmaz bir mal,
• meydana gelmesi durumunda yasal bir hakkın kaybedilmesine veya yasal bir sorumluluk oluşmasına neden olan herhangi bir olay,
• ölüm veya yaralanma halinde kişinin kendisi veya menfaat bağı ile bağlı olduğu kişiler için parasal kayıplara neden olabilecek bir hayat sigorta konusu olabilmektedir.
Yangın poliçesi için bina veya içindeki eşyalar, nakliyat poliçesi için gemi veya taşınmakta olan yük, sorumluluk poliçesi için ilgili kişinin başkalarına verebileceği zararlar bakımından söz konusu olan yasal sorumluluğu, hayat poliçesi için sigortalı kişinin yaşamı sigortanın konusu üzerine birer örnektir.

Sigorta Sahtekarlığı ( Insured Fraud) :
Kötü niyetli kişilerin haksız kazanç elde etmek amacıyla sigorta şirketini bilerek, kasıtlı olarak aldatmasıdır. Poliçe düzenlenmeden önce veya sonra yapılabilmektedir.
Tedbirli bir sigortacının normalde girmeyeceği sözleşmeye girmesini sağlamak amacıyla sigortacıya bilerek yanlış bilgi vermek veya önemli bir hususu gizlemek poliçe düzenlenmeden önce yapılan sahtekarlığa örnek olarak verilebilir. Poliçe düzenlendikten sonra yapılan sahtekarlığa ise, kasıtlı olarak hasar meydana getirmek (örneğin, kundaklama) gösterilebilir

Sigorta Süresi (Insured Period) :
Sigorta sözleşmesinin yürürlükte kaldığı süredir. Sigorta poliçesinin ne kadar süre ile yürürlükte kalacağı genellikle poliçe üzerinde belirtilmekle beraber, bazı hallerde teamül ve diğer haller göz önüne alınarak mahkeme tarafından da tayin olunabilir.
Sigorta süresi, bazı durumlarda, poliçede öngörüldüğü tarihten önce de kesilebilir . Sigortacının teminat kapsamındaki tehlikeler nedeniyle meydana gelmesi muhtemel hasarlara ilişkin sorumluluklarının devam ettiği süredir.

Sigortacı (Insurer / Assurer) :
Sigorta ettiren tarafından ödenen prim karşılığında, sigortalıya ya da tazminattan yararlanacağı belirtilmiş kişiye, rizikonun gerçekleşmesi halinde tazminat ödemeyi üstlenen kurumdur. Sigortacılık faaliyetinde bulunmaya yasal olarak yetkili kılınmış ve sigorta sözleşmesinin taraflarından biri olarak, hasar meydana geldiği takdirde, sigortalıya, sağlamış olduğu teminat çerçevesinde hasar ödeme taahhüdünde bulunan kişi veya kuruluşu ifade etmek için kullanılan terimdir.

Sigortalı (Insured / Assured) :
Sigorta şirketi ile kurulan çift taraflı sözleşme dolayısıyla teminat altına alınan taraftır. Sigorta sözleşmesinin bir tarafı olarak, teminat kapsamındaki tehlikelerden herhangi birinin gerçekleşmesi durumunda, meydana gelen hasarın tazmin edilebilmesi talebinde bulunmaya yasal hakkı olan kişidir. Sigorta ettiren ve sigortalı, herhangi bir kişinin kendi hayatı üzerine yapmış olduğu sigorta örneğinde olduğu üzere aynı kişi olabildiği gibi bir işverenin, çalışanlarının hayatı üzerine sigorta yapması örneğindeki haliyle farklı kişiler de olabilmektedir. Sigorta ettiren, sigorta değerine karşı belirlenen prim tutarını ödeyen kişidir. Sigortalı, para ile ölçülebilir bir malın mülkiyet veya menfaat sahibi, menfaati bir başkası tarafından sigorta ettirilse bile tazminata hak kazanan kişidir. Sigorta değerine sahip olan kişidir.

Sigortanın Sona Ermesi (Termination / Expiry) :
Sigorta sözleşmesinin her iki taraf ve üçüncü şahıslar bakımından artık geçerli olmaması halidir. Sözleşmenin sona ermesi;
• poliçede yazılı olan tarihin gerçekleşmesiyle,
• taraflardan birinin sözleşmede öngörülen bazı şartları yerine getirmemesinden kaynaklanan fesih hali nedeniyle,
• sigortalının kendi iradesiyle (bu durumda ödenilen primin bir kısmından feragat etme durumu söz konusu olabilir),
• sigortacının, riskin ağırlaştığını öne sürmesinden ileri gelen fesih hali nedeniyle,
• bazı branşlarda rizikonun gerçekleşmesiyle,
• tam ziya halinin meydana gelmesiyle
gerçekleşir.

Sürprim :
Sigortacının normal prim ile sigorta edemediği rizikolar için sigortalıdan istediği ek ücrete “sürprim” denir. Sürprim hemen bütün sigorta branşlarında vardır. Hayat sigortalarında sürprim uygulaması, başlı başına bir uzmanlık konusudur. Bu branşta sürprim belirlenmesi ve uygulanması mediko-aktüerlere aittir. Bu kişilerin gayet geniş tıp bilgisi ve sigorta matematiğine hakimiyeti vardır. Sürprim belirlenmesine esas olan da hastalıklar üzerinde yapılan istatistiki araştırmaların sonuçlarıdır.

Tahakkuk Tarihi :
Primlerin muhasebeleşmesinde dikkate alınan tarihtir.

Tahkim (Arbitration) :
Uyuşmazlık konusunun taraflarca seçilen hakemler eliyle çözülmesidir. Sigorta şirketi ile sigortalı arasında, hasarın miktarına ilişkin anlaşmalıkların çözümü amacıyla başvurulan bir yöntemdir. Tarafların bu yola başvurabilmeleri için poliçede bu konuda bir şart bulunması gerekmektedir. Sorunların mahkeme yoluyla olduğundan daha hızlı bir şekilde çözülmesi, daha az masraflı olması ve sorunun sadece sigortalı ve sigortacı tarafından bilinip mahkeme kadar açık olmaması nedeniyle tercih edilebilir bir yöntemdir. Tahkim, sedan şirket ile reasürör arasında da, reasürans anlaşmasına ilişkin bir sorunun mahkemesiz çözümü için başvurulabilmektedir.

Tam Ziya ( Total Loss) :
(Bkz. Gerçek Tam Ziya)

Tanzim Tarihi :
Düzenleme tarihidir. Poliçenin onaydan geçtikten sonra poliçe girişi esnasında kullanıcı tarafından girilen ve muhasebesel olarak açık olan tarihtir.

Tarife (Tariff) :
Ürünün fiyatlamasını sağlayacak olan değerlerin tanımlanmasıdır.

Tarife Sistemi (Tariff System) :
Sigorta şirketlerinin, her bir sigorta branşı itibariyle, bir çok teknik ve finansal faktörlerin hesaba alındığı aktüeryal prensiplere dayanılarak oluşturulmuş fiyat ve poliçe standartlarına bağlı olarak faaliyet gösterdiği bir sistemdir. Sigorta şirketlerinin kendi aralarındaki bir anlaşmaya göre oluşturulabilir. Ayrıca, özellikle az gelişmiş ülkelerin sigorta piyasalarında olduğu gibi, rekabet nedeniyle prim üretiminin azalmasını önlemeye yönelik bir tedbir olarak devlet tarafından da uygulanabilmektedir. Bu sistemde sigorta şirketleri, fiyat konusunda rekabet etme imkanına sahip olmadıklarından rekabet, fiyat dışı faktörlere, özellikle hasar konusundaki şirket politikalarına dayanmaktadır.

Tazminat (Damages / Indemnity) :
Poliçe türüne göre, sağlık giderleri, maluliyet ve kritik hastalık durumunda sigortalıya, sigortalının vefatı durumunda ise menfaattara ödenmesi gereken toplu tutardır. Ayrıca, kişinin başkalarına vermiş olduğu zarar veya başkalarına karşı doğmuş olan sorumlulukları nedeniyle, ödemek durumunda olduğu, genelde mahkeme tarafından takdir edilmiş parayı ifade eden hukuki terimdir. Bir başka deyişle; poliçeyle teminat altına alınan rizikoların gerçekleşmesi halinde lehdarlara ödenecek olan tutardır.

Tazminat Talebi (Claim) :
Sigorta poliçesi kapsamında olan bir riskin neden olduğu ziya veya hasarın tazmin edilmesi amacıyla, sigortalı, lehdar veya üçüncü şahısların sigorta şirketinden yapmış olduğu tazminat talebidir. Talep edilen miktar, ilke olarak sigorta bedelini aşmamalıdır. Bu terim aynı zamanda “Hasar” anlamında da kullanılmaktadır.

Tecditname :
Sigortalının, sigorta poliçesinin bitim süresi sonunda teminattan yoksun kalmaması için şirketin tek taraflı olarak poliçenin yenilenmesini istediği belgedir. Sigortalının kabulü ile poliçenin yeniden ve yeni şartlarla yürürlüğe girmesini sağlar.

Tedavi Masrafları :
Sigortalının bir kaza sonucunda sürekli sakat kalması durumunda, sigortalıya bu teminat limitinde maluliyet oranına göre ödeme yapılmaktadır.

Teklif Formu (Proposal Form) :
Sigorta yaptırmak isteyen bir kişinin doldurup imzalayarak sigortacıya verdiği ve yaptıracağı sigorta ile ilgili bilgileri içeren belgedir. Sigorta edilecek riskin her yönüyle belirlenmesi amacıyla, sigortacı tarafından hazırlanmış ve kişinin sigorta talebini içerir. Teklifname (Teklif Formu), teklifi veren kişinin adı, adresi, mesleği, sigorta konusunun adresi, varsa önceki hasarlar gibi genel nitelikli soruların yanı sıra, ilgili riskin tanımlanması ve değerlendirilmesini amaçlayan özel nitelikli sorular ve tüm sorulara verilen cevapların, sigorta talebinde bulunan kişinin bilgisine göre doğru olduğunu belirten beyanı içermektedir. “Declaration” veya “Proposal” da denilmektedir.

Teknik Faiz :
Hayat poliçeleri için kullanılan ve sigortacının garanti ettiği minimum faiz oranıdır. Hayat sigortası ürünlerine ait prim, matematik karşılıklar, garanti edilen kar payı karşılıkları vb teknik hesaplamalarda kullanılan faiz oranıdır. Sigorta şirketlerinin ileride sigortalılara ödeyeceği miktarı karşılamak üzere prime yürüttükleri faizdir. Sigorta şirketleri tahsil ettikleri primin az bir kısmını hemen meydana gelecek zararları karşılamak üzere ayırırlar. Primin büyük bir kısmı ileride meydana gelecek zararları karşılamak üzere faize tabi tutulur. Prim miktarı belirlenirken faiz oranı da göz önüne alınmıştır.

Teknik Karşılık (Technical Reserve) :
Sigorta şirketlerinin sattıkları poliçelere istinaden devam eden yükümlülükleri için ayırdıkları karşılıklardır (Yedek akçe, ihtiyat..gibi). İlgili yasal otorite tarafından ayrılması zorunlu tutulmuştur. Çeşitli isimlerle adlandırılan teknik karşılıklar vardır. Cari Riziko Karşılığı, Muallak Hasar Karşılığı, Hayat Aktüeryal Matematik Karşılığı, Hayat Kar Payı Karşılığı, Deprem Hasar Karşılığı vb.
Sigorta ve reasürans şirketlerinin, sigortalılarına veya sedan şirketlere karşı yükümlülüklerini yerine getirmeleri açısından bir güvence olmakla birlikte; ilgili şirket bilançosu üzerinde ödenmiş hasar veya komisyon gibi etkide bulundukları için, şirketin ödeyeceği vergi miktarını ve hissedarlara dağıtılacak kar payını azaltmaktadırlar. Bu terim, aynı zamanda, “Underwriting Reserve” olarak da ifade edilir.

Teminat (Coverage) :
Sigortacının sigortalıya rizikonun gerçekleşmesi halinde vermeyi taahhüt ettiği güvencedir. Sigorta poliçesi ile güvence altına alınan risk veya risklerin gerçekleşmesi halinde sigortacı tarafından ödenecek meblağdır. Tarife veya ürün bazında poliçede verilmesi zorunlu olunan teminatlara ana teminat, seçimlik olanlara ise ek teminat denir. Reasürörün, sedan şirkete vermiş olduğu garanti de, reasürans teminatı olarak ifade edilir. Sigorta şirketleri, sigorta sözleşmelerinden doğan taahhütlerine karşılık olmak üzere sigorta primleri ile orantılı olarak teminat göstermekle yükümlüdür. Teminatlar ancak tesis edilmiş oldukları branşın sigortalılarının alacakları için kullanılır ve ancak yasal olarak kabul edilmiş değerlere yatırılabilir. Taşınabilir değer karşılıkları Hazine Müsteşarlığı’nın gösterdiği bankalarda Müsteşarlık adına bloke edilir.

Teminat Belgesi (Cover Note) :
Sigorta şirketi tarafından düzenlenen ve teminatın varlığının delili olarak kabul edilen geçici bir belgedir. Sigorta poliçesinin zaman veya herhangi bir başka nedenle teminatın hesaplandığı sırada hazırlanamaması durumunda, geçici nitelikte hazırlanan Teminat Belgesi sigorta poliçesinin işlevini görmektir. Teminat Belgesi yürürlükte iken bir hasar meydana gelmesi durumunda, sigorta poliçesi ile aralarında yasal açıdan herhangi bir fark yoktur. Teminat Belgesi, sedan şirket ile reasürör arasında da kullanılmakta ve anlaşma koşullarını belirtmek üzere, broker veya reasürör tarafından hazırlanabilmektedir. Sigortacı ve reasürörün, fesih hakkını kendinde saklı tutarak, geçici teminat vermesi halinde, nihai survey raporuna dayanarak, teminatı sona erdirmesi mümkündür.

Tenzil (Paid-up) :
Uzun süreli sigortalarda 3 yıl veya özel şartlarında yazan azami sürenin dolması ve bu süreye ait primlerin ödenmesinden sonra prim ödemelerinin durdurulması ve sigortalının maluliyet, kritik hastalık, vefat gibi tazminat hakkından yararlanmadan sadece yatırılan birikim tutarı üzerinden kar payı almaya devam etmesidir. Ödenen toplam prim baz alınarak sigorta teminatı ödenen prime göre oluşacak şekilde indirilir, poliçe iptal edilemez

Tenzili Muafiyet (Deductible) :
Hasarın belli bir miktarının sigortalı tarafından yüklenilmesini ifade eder. Bu miktar sigorta bedelinin veya hasarın belli bir yüzdesi veya maktu bir bedel olabilir. Sigorta dönemi içerisinde meydana gelen her bir hasar için olabildiği gibi, toplam hasar miktarı için de söz konusu olabilmektedir.Tenzili muafiyet oranı veya miktarının yüksek olması, sigortalının ödeyeceği prim miktarını azaltan bir etkendir. Hasarın, muafiyet miktarını aşan kısmı ödenir,Muafiyet miktarının altındaki hasarlar ödenmez. Aynı zamanda, Bölüşmeli Olmayan Reasürans anlaşmalarında hasarın, sedan şirket üzerinde kalan kısmı anlamına da gelir. Net saklama payını aşan kısım, reasürörün sorumluluğundadır.

Tıbbi Tetkikler :
Sigortalının yaşına ve istediği teminat tutarına bağlı olarak sigortacı tarafından istenebilen tıbbi raporlardır

Uzak Sebep (Remote Cause) :
Yakın Sebep Prensibi kapsamında söz konusu olan bir terimdir ve hasarın doğrudan nedeni olmamakla birlikte, hasarın meydana gelmesine belli bir ölçüde katkıda bulunan sebeptir. Uzak sebebi yakın sebepten ayıran tek fark zaman faktörüdür. Hakim ve belirleyici olan yakın sebep, zaman içerisinde ortadan kaldırılabilecek iken, böyle bir tedbir alınmamakta ve hasara yol açmaktadır. Bir yangında direnci azalan duvarın bir hafta sonra rüzgar ve fırtına nedeniyle çökmesiyle meydana gelen hasarın uzak sebebi, duvarın direncini azaltan yangındır. Yakın sebebin, eldeki yeterli zaman içerisinde ortadan kaldırılmaması ve hasara neden olması durumunda uzak sebep söz konusu olmaktadır.

Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası (Third Party Liability Insurance) :
Bir kişinin, gerek özel yaşamında, gerekse yapmakta olduğu işi dolayısıyla başkalarına verebileceği her türlü bedeni ve maddi zarar nedeniyle, kendisine yöneltilecek tazminat talepleri ile ilgili sorumluluklarını teminat altına alan sigortalardır. Ürün Sorumluluk Sigortası, Mesleki Sorumluluk Sigortası, Genel Sorumluluk Sigortası, Kişisel Sorumluluk Sigortası en çok bilinen ve uygulanmakta olan Üçüncü Şahıs Sigortalarıdır.
İnşaat ve Montaj Tüm Riskler sigortasının kapsamını oluşturan projenin yapımı esnasında üçüncü şahısların proje işleri nedeniyle maddi ve/veya bedeni olarak zarar görmeleri neticesinde müteahhide karşı açılabilecek hukuksal tazminat taleplerini karşılar.

Ürün (Product) :
Pazarlama çalışmaları sonucunda tespit edilen müşteri ihtiyaçlarına göre hazırlanmış olan sigorta teminat gruplarını içeren sigorta poliçesidir.

Ürün Garanti Sigortası ( Product Garantee Insurance) :
Ürün sorumluluk poliçeleri ile sigorta edilemeyen sorumlulukların, teminat altına alınması amacıyla oluşturulmuş bir poliçedir ve sigorta konusu olan ürünün, kendisinden beklenen verimi sağlayamaması nedeniyle, sigortalı adına doğabilecek sorumluluklar temin edilmektedir. Sigortalının ödemek zorunda olduğu tazminatın yanı sıra, ürünü kullanan kişinin dolaylı hasarı, tamir, yenileme, değiştirme gibi masrafları da poliçe kapsamındadır. Zaman zaman karşılaşılan, hatalı ürünlerin geri çağrılmalarının, sigortalı için doğurabileceği sorumluluk ve masraflar da, bu poliçe ile temin edilebilmektedir. Ürün Garanti Sigortası, poliçe dönemi içerisinde ortaya çıkan ve hasar talebinin poliçe dönemi içerisinde yapılmasına imkan veren poliçelerdir.

Üst Hakem (Umpirage) :
Sigorta sözleşmesinin tarafları olan sigortalı ile sigorta şirketi arasında, ödenecek hasarın miktarına ilişkin ya da reasürans anlaşmasının tarafları olan sedan şirket ile reasürör arasında reasürans anlaşmasına ait herhangi bir konuda çıkan anlaşmazlığın, bazı durumlarda, birden fazla hakemin bulunduğu Tahkim Kurulu yoluyla çözülmesi söz konusu olmaktadır. Ancak, kararda oy birliğine ulaşılmaması durumunda, bir üst hakemin (umpire) kararı ile nihai sonuca ulaşılabilmektedir.

Üstün Konumlu Kloz (Paramount Clause) :
Poliçe teminatında bulunan Klozlar arasında, herhangi bir çatışma veya çelişki söz konusu olması durumunda, üstün konuma sahip olacak kloz için kullanılan bir ifadedir. Örneğin; Nakliyat Sigortaları’nda, harp ve grev istisna klozları, bu tür klozlardandır.

Vade Tarihi :
Prim ödeme dönemlerini gösteren tarihlerdir.

Yakın Sebep (Proximate Cause) :
Bir hasarın meydana gelmesine neden olan en etkili ve hakim sebeptir. İlk veya son sebep olabildiği gibi ikisi de olmayabilir. Yakın sebebi diğer sebeplerden ayıran en önemli özellik, hasarın oluşumuna etki ya da katkıda bulunmasının ötesinde tek başına belirleyici olmasıdır.
Bazı hasarların meydana gelmesine tek bir olay neden olabilmektedir ve bu olay, doğal olarak, hasarın yakın sebebidir. Ancak, bazı durumlarda hasarlar, zincirleme olayların sonucunda meydana gelebildiği gibi birden fazla olayın katkısıyla da oluşabilmektedir. Böyle bir durumda, hasarın yakın sebebinin tespit edilmesinde zorluklarla karşılaşılabilir. Bu gibi durumlarda ilk nedenden hareket ederek, takip eden her olayın bir öncekinin mantıki sonucu olup olmadığına bakılmalıdır. Zincir içerisindeki olaylardan birinin, önceki olayın mantıki sonucu olmaması halinde, bir kesinti söz konusudur ve zinciri yeniden başlatan olaya bakmak gerekmektedir. Hasarı meydana getiren zincirleme olaylarda, sigortacı açısından önemli olan husus, zincir içerisinde, poliçe tarafından istisna edilmiş bir tehlikenin varlığıdır. Bu durumda, doğal olarak sigortacının sorumluluğunun olmaması gerekmekte; ancak, istisna edilmiş olan tehlikenin zincir içerisindeki yeri, bazı durumlarda, sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesinde etkili olabilmektedir.
Zincirleme olaylar sonucunda meydana gelen bir hasarın yakın sebebinin açıklanmasına şöyle bir örnek verilebilir:
• fırtına, ahşap binanın çatı duvarını yıkmakta,
• çöken duvar, binanın elektrik kablolarını koparmakta,
• kopan elektrik kabloları, kısa devre nedeniyle kıvılcım çıkarmakta,
• kıvılcımlar, ahşap binada yangına neden olmakta,
• itfaiyenin yangını söndürmek ve komşu binaların yanmasını önlemek amacıyla sıktığı su, evdeki yanmış eşya ve komşu binalarda zarara neden olmaktadır.
Bu zincirleme olaylar sonucunda yanmış eşya ve komşu binalarda meydana gelen su hasarının yakın sebebi (hakim ve belirleyici sebep) fırtına olmaktadır.

Yaşam Sigortası (Life Insurance) :
(Bkz. Hayat Sigortası)

Yenileme (Renewal) :
Sigorta poliçesinin (veya reasürans anlaşmasının) yürürlükte olduğu sürenin dolmasıyla birlikte, sigorta sözleşmesinde bulunan her iki tarafın iradesiyle, yürürlükteki poliçenin devam etmesini sağlayan bir süreçtir.
Yenilemede, eski poliçenin şartları ve primiyle devam etmek, poliçenin kapsamını genişletmek, daraltmak ilave şartlar koymak, ek prim almak veya primi azaltmak gibi değişiklikler yapılabilir. Sigorta şirketi, poliçenin süresi dolmadan belli bir süre önce, yenileme şartıyla birlikte, sigortalıya bir yenileme ihbarı (renewal notice) gönderir. Sigortalı, sigorta şirketinden gelen ve aynı zamanda bir teklif anlamına gelen bu uyarıdan sonra poliçenin devam etmesini kabul edip etmeme hakkına sahiptir. Aynı şekilde, sigorta şirketi de rizikonun ağırlaştığını veya başka herhangi bir nedenle poliçeye devam etmeme kararını verebilir. (sağlık sigortalarında, sigortalıya verilen yenileme garantisi bu durumun istisnasıdır.)

Yetkili Acente (Authorised Agent) :
Sigortalı / sigorta ettirenden teklifi alan, bu bilgilerle poliçeyi düzenleyerek primini tahsil etme yetkisi bulunan, düzenlediği belgeleri noterce onaylanmış kanuni deftere kaydeden ve bu belgelerden tahakkuk eden vergileri, ilgili yerlere yatıran acentedir.

Yetkili sigortacı (Authorised Insurer) :
İlgili ülkenin yasa ve mevzuatına göre, ülke sınırları içinde, belirtilen branşlarda sigortacılık faaliyetinde bulunmaya yetkili sigorta şirketidir.

Yetkisiz Acente :
Sigortalı / sigorta ettirenden teklifi alıp, sigortacıya ileterek, sigorta anlaşmasının yapılmasına aracılık eden acentedir. Yetkili acentenin diğer yükümlülükleri bu tip acenteler için geçerli değildir.

Yükümlülük Karşılama Yeterliliği (Solvency Margin) :
Sigorta ve reasürans şirketlerinin mali yapılarına ilişkin bir kavramdır. Bir sigorta veya reasürans şirketinin varlık değerinin yükümlülüklerini karşılayabilecek yeterlilikte olduğunu gösteren bir orandır. Şirketin sorumluluklarını karşılayabilecek ölçüde güçlü bir mali yapıya sahip olduğunun belirlenmesi bakımından önemlidir. Kısa ve uzun vadeli işler için ayrı ayrı hesaplanmakta olan Yükümlülük Karşılama Yeterliliği, genel branşlar itibariyle prim ve hasar esasına göre, uzun vadeli işlerde ise şirketin varlık ve sorumluluklarının yıllık aktüeryal değerlemesine göre belirlenmektedir. Sigorta veya reasürans şirketinin varlıkları ile yükümlülükleri arasındaki pozitif fark, o şirketin yükümlülüklerini karşılayabilecek durumda olduğunu ifade etmektedir.

Zarar / Ziya (Loss) :
Bu terimin aşağıdaki gibi birden çok anlamı vardır.
• Ekonomik kayıp meydana getiren bir olay,
• Bir sigorta teminatı kapsamında, sigortalıya yasal olarak hasar talebinde bulunma hakkını veren olay,
• Sigorta konusu şeyin kaybolması.
• Bir portföy içinde, hasar, üretim masrafları, idari masraflar, hasar masrafları, komisyon ve diğer giderler toplamının, prim ve benzerlerinden oluşan gelir miktarını aşması durumu

Zararın Devri Klozu (Loss Of Time Kloz) :
Gerek süre, gerekse sefer esasıyla düzenlenen Navlun poliçelerinde kullanılmakta olan bir klozdur ve poliçelerde temin edilmiş deniz tehlikeleri veya herhangi bir başka nedene bağlı olarak doğabilecek zaman kayıplarına ilişkin tazminat taleplerini teminat harici tutmaktadır. Bu terim, aynı zamanda, “Time Penalty Clause” olarak da ifade edilmektedir.

Zeyilname (Addendum / Endorsement) :
Sigorta akdi yapılıp poliçe düzenlendikten sonra, ortaya çıkan ve sigortacının üstlendiği riskin, nitelik veya büyüklüğünü değiştiren herhangi bir durum nedeniyle, poliçe üzerinde gösterilen bilgi veya koşullarda değişiklik yapılmak istenmesi halinde poliçeye ek olarak düzenlenmiş ve aynı yasal yetkiye sahip yazılı belgedir. Poliçenin yürürlüğü sırasında meydana gelen değişikliği belirten poliçenin ayrılmaz bir parçası olarak düşünülen ek sigorta sözleşmesidir. Örneğin hayat poliçelerinde prim artışı, sağlık poliçelerinde aile poliçesine çocuk eklenmesi gibi değişikliklerin yanı sıra sigortalının talebiyle düzeltilmesi de zeyilname düzenlenmesini gerektiren işlemdir. Poliçe üzerinde yapılan herhangi bir yanlışlığın düzeltilmesi için yapılabileceği gibi , sigorta bedelinin , riziko adresinin veya primin değiştirilmesi şeklinde de olabilir. Ancak sigorta akdi iki taraflı bir akit olduğundan sigortacının sigortalının bilgi ve onayı dışında tek yanlı olarak zeyilname düzenleyip sözleşme koşullarını değiştirmesi mümkün değildir.

Zorunlu Sigorta (Compulsory Insurance) :
Kişinin, yasa dolayısıyla yaptırmak zorunda olduğu sigortadır. Kişinin üçüncü şahıslara karşı sorumlu olması durumunda, üçüncü şahısların tazminatsız kalmasını önlemek üzere, sigorta sistemi kullanılarak oluşturulmuş bir tedbir olarak düşünülmelidir. Zorunlu sigortalara verilebilecek tipik bir örnek, Trafik Sigortalarıdır. Hemen bütün dünyada uygulanmakta olan bir zorunlu sigorta türüdür. Kişinin, sahibi olduğu motorlu araç dolayısıyla üçüncü şahıslara verebileceği hasarlardan doğabilecek sorumluluklarını kapsamaktadır. Ülkemizde de uygulanmakta olan "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası", "Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası", "Tüp gaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası", "Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası" gibi zorunlu sigortalar dışında, özellikle gelişmiş ülkelerde uygulanan "İşveren Mali Mesuliyet Sigortası", “Çevre Kirliliği Sorumluluk Sigortası" gibi zorunlu sigortalar vardır.
Kişinin, genellikle üçüncü şahıslara verebileceği zararlara karşı zorunlu tutulan sorumluluk sigortalarının dışında, tamamen başka amaçlar düşünülerek zorunlu tutulmuş, kişinin bazı doğal afetler nedeniyle, kendi malına gelebilecek maddi hasarını karşılayan zorunlu sigortalar da mevcuttur. Ülkemizde uygulanmakta olan Zorunlu Deprem Sigortası bu uygulamaya bir örnektir.

 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

 
  Bugün 112 ziyaretçi (188 klik) kişi burdaydı!