Sozluk Sitesi
  KIBRIS SOZLUGU
 

Kibris Turkcesi

Sözlük:

ıskarta: işe yaramaz
Şafk: Işık admin
Çakizdez: Yeşil zeytin
Öteğü gün: Önceki gün
abajur: avize
Abbos etmek: Şaşırmak
ablos: sade, rutbesiz
Abohor: Cihangir(köy)
acebamda?: aciba?
aculya: lapsana cicegi
afalık yapmak: erkeklemek
afangya: gazikoy kem-o
aftaginido: otomobil
Agsona: dingil exterm
ahraciya: rokkaya benzeyen yabani ot
ahrisdo: kullanılmaz halde k
ahristo: veran, bozuk a
Akran: Yaşıt
aksona gardan: aks, şaft
alina: hindi cinsi
alizavra: kertenkele
alizavra: kertenkele
Alizavra/Mişaro: Gökyeşil
alizovra: güneş yılanı
alugundi: vesvese a
ambelibulya: pulya (bagkusu)
ampül: lamba
amyanto: ak asbest
andiz: servi
androbi: ayip,yeter
androsh: takoz
andrukla: sandal agaci
angarya: zorla is yaptirmak
angolem: taşpınar (köy)
Angoni: Torun
angud: salak kuş
anguri: salatalık
Ansızın: Aniden
Apiduri: Hellim Kurdu
apuduri: hellim kurdu
ARGACA: AKÇAY
Argaci: kücük suyolu
argasti: dasgiran otu
argoşillo: yabani ot
Asfalya: Sigorta
asvalya: sigorta
avlasdo: birşeyi baştan savma yapmak
Avlu: Bahçe
Aya: Dilekkaya
ayakça: pedal
Ayanni: Aydın (köy)
ayanni: aydin (koy)
ayguruº: esentepe
Ayorgi: Karaoglanoglu
ayoz: kutsal
ayrelli: kuş konmaz
azgan: dikenli cali
azgan: dikenli büyük çalı
azulevgi: kiskanc
Böğce: Bu gece
Böyün: Bugün
Böyce: Bu gece
babağura: uğur böceği
Babakya: Papaz Karisi
Babatsino: dut (meyve)
Babavura: Uğur Böceği
babillora: olgunlasan incir
babira: ordek
Babuç/Babıç: Pabuç
Babutsa: Diken inciri
babutsa: mısır iniri
babutsosiga: dikenincirinin meyvesi
Badadez: Patates
badarislemek: gaza basmak
Bafidi: Baflı zero
balarislemek: hızını arttırmak
balligari: yapılı insan
Balıkidro: Balıkesir (köy)
bambulli: kabarcık
Bambulya: Şişik
Banaiyamu: Aman Allahım
Bandabulya: Kapalı çarsı
Bandofla: Terlik
Bango: tezgah
Banna: karin yagi
Banya: Avcı Gurubu
BARBADUSA: ÇOCUK YÜRÜTECİ
barbarutsa: çocuk yürüteçi
bardon gancelli: çok şaşırmak
barra: kale direği
Barya: Arkadaş grubu
Bas: Otobüs admin
Basadembo: Kabak Cekirdegi
Basbalya: Tokat
basbalya: tokat
Basbartu: Bant yapışkan
basdarda: gayriresmi cocuk
Basdiç: Acı badem kurabiyesi
Baso: Vida dislisi
batsali: yilan cesidi
Batsali: Kulrenkli, benekli
bauri: bidon
bauri: bidon
Bavuri: Bidon
Bayda: Celme
Bazlamak: Bogazlamak
Bedmez: Pekmez
belemek: Kirletmek
Belesbit: Bisiklet
Bellemek: Ogenmek
Belo: Köpek admin
Bendo: Besi birarada
benilemek: korkmak
Betsi: Silme bezi
Beytambal galsın: Eksik kalsın
bibinca: tavuğun ince tüyleri
Bidda: hamurisi (yufka)
biddaga: yassı
Biddaga: yayvan
bigatsa: çulluk(yaban tavuğu)
bigavli: uzun degnek
Birceğez: Bir tane
birçıngıcık: biraz
Bitda: Börek
Bitevi: Bitisik
Boca etmek: cevirip bosaltmak
Bodiri: Küçük bardak
Bohca: Kumaş Çanta
Bolibif: Preslenmis et
boliga: bol miktarda
bomilarga: domatez
Bondigo: Fare
bondo: kalas
Bondoboksi: kisa boylu kimse
bongleya: küçük kalmış, büyümemiş
Bonurmek: Bagirmak
BORO: KONSOL
Boru: Korna
bre/re: be
bulla: zeytinli
bullaga: ºekilsiz
Bullez: Yer elması
bulli: civciv
bulli: tavuk
Bullo: Kuş
bumbar: hayvan barsaği
bumbiriya: kelebek cinsi
Buncaccık: Minicik
burasda: burada
Burnukapan: Bukalemun
BİR GÜN EVEL: BİR GÜN ÖNCE
böcü: böcek
böyüce: bu gece
Caba: Bedava
çabba: çapa'lamak
cahd edmek: çaba harcamak
cakizdez: yesil zeytin
Çakulet: Çikolata
çakı: bıçak
çalka: çalkala
capaculli: pasakli(kimse)
çapput: esgi bez pariçası
Çatoz: Serdarlı bahar
cayırdatmak: patinaj
CEBELLEŞMEK: UĞRAŞMAK
cellatin: yapışkan bant
ceyran: elektrik
Cigla: Ardickusu
çilimbidi: sıska
cilimindiri: silindir
cillenmek: yuvarlanmak
cimcik: cimdik
cingane: çingene
cira: rum bayan
Ciracık: Yaşlı Rum kadını
Cirilenmek: Yuvarlanmak
çirkef: bataklık
Cirmalamak: Tirmalamak
cirmik: tirnak yarasi
çirpi: ince sopa
cizik: cizgi
cizme: bot
Cizro: Agustos bocegi
Cizro(Zirziro): Agustos Böcegi
çuban: büyük sivilce
cıbır: kız
cıvır: kız
Dümen: Direksiyon
dabella: tabela
dagarcik: deri torba(cobanisi)
daggo: parca
daksi: araba
dalap: fahise
dan dun etmek: boşboğazlık
dangadag: Birdenbire
dangalabista: Tahterevalli
Darı: Mısır
daşinobitta: tahınlı
Della: Bant yapıştırıcı
Della: Seloteyp
demincek: az önce
Deplek: Darbuka
deyirmi: yuvarlak
deynek: sopa
deyyor: diyor
dibelikden: aşırı
Dibodizo: Buyuk
diğne: dinlemek
didsiri: çıplak, ıslak
Diggim: lokma
Digomo: Dikmen köyü
digomo: dikmen
dilliro: dillirgali
dirabez: masa
dirifil: yonca
ditsi: zayif
Ditsiro: Zayıf, çelimsiz
Ditsiro: ciplak, cok fakir
diyne: dinle
dodo: ahmak
dodonya: sus bitkisi
dombula: tombala
Domularga/Domadez: Domates
dorobulla: telemeden hellim
drabano: matkab
drangasa: ahmak bon
Drasilya: carcar kusu
drolli: römork
dümen: direksiyon
dırangaşa: kafası almaz
efgaliddo: okaliptus agacı
egrimboz: egri bugru
ehali: halk, ahali
eksi: limon
el verir: yeter
elak: aci, eksimtrak
elemye: yumak yapicialet
elengele: papatya
ellesmek: cekismek, kavgaetmek
ELYE: DOGANCI
embesil: beyinsiz,gerizekalı
emismek: yapismak
enek: iri bilye
engebe: yokus asagi
Entari: Elbise
eselemek: kazip karistirmak
esgermek: aniden
esgirtmek: kosmak, seyirtmek
Evrodo: Koyu
evselemek: hububat temizlemek
eyya: Tabiki zero
ezgane: dere otu
ezib elemek: iyice dovmek
Fago: Çok ileri derecede görme sorunu olan
Fanella: Fanila
fanella: kazak
farancaris etti: yüzüstü düºtü
farancis olmak: perişan olmak
Farfara: gurultucu
Farsetta: kunduraci bicagi
farımak: vazgeçmek
fassa: yabani kus
fellah: cingene
fello: olta mantarı
Ferik: yumurtlamamis tavuk
feslikan: feslegen
Fica: Yosun
Fikirdak: cilveli, oynak(kadin)
fiks: belirli
filcan: fincan
fildirik: oynak kiz
filigo: çift cinsiyetli
finda etmek: atmak
fingirdemek: yilismak, hopalik etmek
firfiri: yerinde duramayan
firlama: yerinde duramayan
Fisgi: taze gubre
fislik: islik
fiyonk: kurdele
foni: huni
fotigo: fortklift
funda: savurma atma
furma: hurma
fıcırığını cıkarmak: canını cıkarmak
fıramo: kuru ot yığını
fırıldak,döndürek: pervane
fıskı: gubre
Gıccatcık: Kızcağız
Gındırık: Aralık bırakmak
Gırmızılık: Ruj
Göver: Koy ver
Gabare: Gece Kulübü
Gabbal: Durmaksızın
Gabbar: Gebre otur
Gabira: Kızarmış ekmek
gabira: kızarmış ekmek
gabo: kaput (kaporta)
gabudi: kalkanlı
Gadda: Deniz Kabuğu
Gadef: Kadeh
gadef: bardak
gadteºiro: kedi
gafgalli: kuru ekmek
gafgalya: tasli sert toprak
Gafgara: boynuzsuz keci
gafgarıt: enginar
Gakgulli: Sümük
Galamagi: içecek çubuğu
Galbir: Kalbur
galibam: galiba
galif: çardak
gallandiris:
Galliga:
gamaşa: ahmak, salak
gambana: can
gambanari: üzüm
Gamilo: uzun boylu
gamini: kömür çıkartılan yer
gammaz: arkadan cekistiren
Gamıç: Kamış
ganca: cengelli igne
Gancelli: Bahçe kapısı
gancelli: dış kapı serce
gannavuri: hint keneviri
ganneppa: kanepe
gannileme: el koyma
Gapbella: Bere
Gara Fatma: Böcek türü
Garacocco: Siyah susam
garagatsa: saksagan
garamuza: kapkara
GARAVA: ALSANCAK(KÖY)
Garavolli: salyangoz
Garavulli: Salyangoz
Garbayıt: Karpit
Gardamilla: nane gibin ot
Gargariya: otlakci
Gargilik: fiseklik
gargolla: yatak
Garnabba: sisman
garnabit: çiçek lahanası
Garnustez: Buruşuk zeytin
Garotsa: Fayton
gartana: yaşlı kadın
gartoşillo: kirpi
Garudsa: Payton
gatsara: odun
Gatsavida: Tornavida
gatsavis: yanmış bisey
gatsigorona: garga
Gatsigorona: uzunkuyruklu kus
Gatsot: Cimri
gatsugudella: saksagan
gattosiro: kirpi
Gave: Kahve
gavlamak: (yemeğin) üstünün yanması
gavro: boru anahtarı
gavulya: yabani enginar
gavur: rum
Gavvole: kahretsin
gavırmak: kızartma yapmak
Gavışmak: Birleşmek
gay etmek: cikarmak
Gayit: alet
Gaylolmak: Riza gostermek
Gazafana: Ozanköy
Gaşa: Kasa
Gel be bura: Buraya gel
genabla: yenge
gene: yine
Genne: Kendine
GENİ: ONU
giksi: çerkenez
Giksi: Atmaca
Gilli: Erkek eşek
Gindirig: kapi araligi
Gindirik: aralikli
Gitsa: gocmen kus s
Giynasmak: cesaret gostermek
Glaç: Debriyaj
Gocagari: Yaşlı kadın
Gocagarı: Yaşlı kadın
gofa gelmek: gaza(galyana) gelmek
Goggo: yemis
golan: kemer
Golifa zannetding galiba: Kolay sandın galiba
Golimbo: Su Birikintisi
golla: sıvı tutkal
gollandiro: yeşillik çesidi
Gollifa: Buğday tatlısı
gomma: arkadas
goncoloz: canavar, öcü
gondra: süspansiyon
gonnora: cali meyvesi
Gormacit: Koruçam
Gorniz: Korniş
gorono: karga
goruva: kız torun
Govcalamak: Kovalamak
goyada: sankida
Goyvermek: bırakmak
grikko: kriko
gudendez: torununun torununu goren kisi
Guduru: Ezbere admin
guduz: aç gözlü
guduz galsın: olmaz olsun
guhollo: bön
Guli: Yavru köpek
guli: köpek
gulliri: yuvarlak
gulliri: simit, sifir sayisi
Gulumbra: Bir çeşit turp
Gulurutkya: pekmezli hamurtatlisi
gumbaro: ahbap
gumri: beton
gundiri: kuyruksuz, kisa
gunnamak: cogalmak
guno: aptal
gurdalamak: kurculamak
gurdislemek: garışdırmak
Gurgura: Boğaz
gurgura: gırtlak
gurkuda: kertenkele
GURKUDA: bukalemun
Gurrada: Eski Araba, Külüstür
Guru: Kurumuş
gurva: viraj
Gusbo: Kazma
gutsilli: izmarit
Gutsulli: izmarit
gutsulobombolo: bok böceği
Guzguni: Arap
guş lastiği: sapan
gıcışmak: kaşınmak
gılman: tuylu
güveyi: damat
gövermek: koyu vermek
göynek: gömlek
Haçan da: Ne kadar çabuk!
Haçana beş?: Kaç kere?
habire: devamlı
haçanda: ne çabuk
Hade: Hadi
Haksilo: Kes sesini
halayık: esmer
halosbikya: Yıkık dökük ev
hamalyo: bukalemun
haraza: kıskanç
harballa: irice
harça: karaağaç
harddadag: aniden sertce
Harnıp: Keçiboynuzu
Hasba çıkar: Kes sesini
havadis: haber
Havlı: Bahçe
Haylamak: Gaza Basmak
haylanma: uçma
Hellim: Kıbrıs'a Özgü Peynir
hindiya: gures horozu r
Hobba: gezinti
hollo: salak
hurle: ****
ifrid: yaramaz
ikanmak: yıkanmak
ilancık: yılan
ilismek: takilmak
Isbano: Köse
isbirto: Kiprit
Isdavro: haç
isdekka: bilardo deynegi
isgalosa: insaat tahtasi
ISGARTA: İŞE YARAMAZ
isgattaro: sivilce çeşidi
isgemle: sandalye
isketdo: Sade
iskonto: indirim
Ispaho: İnce ip
Isparg: Buji
ispasdira: iskambil oyunu
ispeyar: yedek
Ispoyler: Marspier
istarter: marş motoru
Istop: Fren
istrongolo: Turunclu(koy)
isviş: anahtar mastermind
IZbandut: korkuverici kimse
işenmek: çişi gelmek
jelatin: celatin
Kakdırmak: İtmek
Kakma: Tekme
kakuletta: şapka
kakvole: allahallah
Kapisari etmek: kapismak, aceleyle almak
kapu: kapı memzeecikk
katakulli okumak: gereksiz sozlersoylemek
kaytarmak: verilen sozden donmek
kenef: tuvalet
Kerata: yaramaz cocuk
kile: bayan cingene
kilim: halı mastermind
koççan: tapu rastafari
Konti atmak: Kazıklamak
Kullima: Topluca
Kullum: Topluca
köv: köy
Laşga: Gevşek
LAcinari: genc, damizlik
lagani: çukur sweetychocolate
Lahdagunduri: Bıldırcın
Lakirdi: soz, dedikodu
Lalangi: tavsanli lokma
lallaro: cok sicak hava
Lamarina: Sac
lamba suyu: gaz yağı
Lambasuyu: Gazyaği
Lamicana: Su şişesi
langufa: çukur
lapsana: yabani hardal
lasga: govusek
lefgonug: gecitkale
lenger: kova
lengrod: formoza
Lera: Pis
lera: kirli
lerazmino: kötü koku
Leva etmek: dökmek
Leymonatda: Limonata
Leymosun: Limasol
leº abbana: çok pis
lingiri: zayıf
liveri: levye
loğusa: yeni doğum yapmış
Longufa: Çukur
losarga: yumurtlamış tavuk
LUGAR: ÇUKUR
luggo: çukur
Lurucina: Akıncılar (Köy)
lux: isildak
mıslık: çeşme
Mısmıl: Kaliteli/Sağlam
maccez: ezim ezim
Macun: Reçel
Magarına bulli: Makarna & tavuk
mahana: bahane
Maksıl: Mahsül
malya: aydınköy
Managül: Oje
manamu: zavallı
mangos olmak: sesrsemlemek
maraz: üzüntü
marga megapse: markasi belirsiz, iskarta
mavro: arap
mavrobullo: gara cikla
Mayna etmek: Birakmak
Maşşappa: Küçük kova
medazori: zorluk içinde
Mehel: uygun, denk
Melada: rafadan yumurta
Meluşa: Kırık Kale (Köy)
mertek: odun
metrio: orta kahve
Mikşa: Ökse, Tıbık
milingiri: sıska
misina: sicim
mismil: kaliteli , saglam
Molehiya: Kıbrıs Yemegi
monari: tekli av tüfegi
monobadi: patika
mop: paspas
mora: meric(koy)
morina: mertek
muz: banana
mücendra pilavı: mercimek pilavı
mıh: çivi
mühim: öneml,
mıhsıçdı: pinti
Napang?: Nasılsın?
Nereşde: Nerede
Nesten: Ne var
neyisa: neyse
nifitsa: sıçan
nonni: nonoş top
Nor: Lor Peyniri
Nusubet: tembel, uyusuk
nümoro: numara
Ohto: Tümsek
Omorfo: Güzelyurt
Oraşda: Orada
oro: hellim suyu
orofi: nor suyu
orselemek: yipratmak
Pünez: Raptiye
paçavra: berbat durumda
palüze: üzüm tatlısı
paneri: hasır tepsi
pasbartu: koli bandı
Pasedembo: Kabak çekirdeği
pasedembo: kabak çekirdeği
pastirma: sucuk
Pataniya: Battaniye
patariya: pil
patariya: akü
paytar: veteriner
paytar: veteriner
Peşgir/Tor: Havlu
Pegsemed: peksimet
Pekilemek: Kilitlemek
penna: tükenmez kalem
Pensa: Kerpeten
Pergama: Beyarmudu (köy)
perisgan: kavanoz
peşgir: el bezi
Pirili: Misket
pirili: bilye
Piron: Çatal
Pisgot: Bisküvi
Piskot: Bisküvi
polemitya: binatlı
popaz: papaz
Potin: Ayakkabı
PİRASCO: AYDINKÖY
rammi: gidip gelme
refik: arkadaş
Rondella: Vida Parçası
rutubet: nem
safgarmak: aydinlanmak
sagyam: pis, pislik
sahi söylen?: doğru söylen?
Sakgo: Mont/Ceket
Sakgulli: Torba
sallampura: sarkmış birsey
samarella: tuzlanmış et
sarga: cali supurgesi
Savırtmak: Atmak, Fırlatmak
sekcik: tümsek
Seki: Basamak
Seki: basamak
Sele: Hasır tepsi
Sella: Bisiklet koltugu
SERİNLİK: VANTİLATÖR
sesta: yayvan sepet
Siga Siga: Yavaş Yavaş
simarlamak: ismarlamak
similya: papatya otu
sinda gal: sus ve dur
sinde: inonu
sindi: para cuzdanı
sini: fırın tepsisi
siribillo: cılız
Siro: buldozer
Sirtara gitmek: Yerde sürüklenmek
siyurtta: garanti
sketto: sade kahve
Solina: Boru
Spark: Buji
stegga: bilardo cubugu
sumsuklemek: yumruklamak
suppa: yavru e$ek
suppa sucuk: sırılsıklam
surdis: ishal
Susta: Yay
sıçan: fare
sündürme: evin avlusu
Sırma: Kablo
sırma: kablo
tabla: küllük
tangalibista: tahterevalli
Tapba lamarina: Hızlı giden araba
tappos: sürekli devamlı
Tayka: Dakika
tekmilden: hebden
Tekne: Evye
tepsersin: kurusun
tinyöz: açıkgöz
Tip Lambası: Sinyal Lambası
tip yapmak: sinyal vermek
Tirfon: Demirhan(köy)
tomali: polis
tosbaha: kaplumbağa
trabbez: masa
Trolli: El Arabası
Uçurgan: Uçurtma
uğrunuz?: yani nereye gidiyorsunuz?
uruba: giysi
usturuplu: destekli
Van: Kamyonet
vantilatör: serinlik
vasilya: karşıyaka(köy)
Vayyavvolle: Vay allahım
VERAN: KÖTÜ
veranda: balkon
Verigo: üzüm çeşidi
virra: tekrar
VordoVosgoGuello: Aptal
voyvoda: ağa
Yüro: Tur atmak
yafa (portakal): ekºili
yalluri: renklı gözlü
yalusa: erenkoy
Yanni: küçük avkuşu
yekden: önceden
yemegi kurtarmak: servis yapmak m
yerelakko: alayköy
yergasto: ayrikotu
üfür: üfle
yiro: tur
İKSORO: GEMİKONAĞI
ısbano: tüysüz
ısbastra: iskambil kağıdı
İsgaloşa: İnşaat iskelesi
ısgonto: indirim
Yusuf: Mandalina
İXERO: GEMİKONAĞI
zere gollifadir: sanki cok kolaydir
zerre da...: sanki da...
zerzele: deprem
Zevlemek: Alay etmek
Zibil: Çöp
Ziligurti: Kes sesini
zivaniya: kibris ickisi
Ziziro: Cırcır Böcegi
Zodya: Bostancı
Zıbandırık: uzun boylu
ölünün goca körü: yok artIk abartma
ört kapıyı: kapat kapıyı
şehirge: şehriye
şelenduruna: güneş yılanı
şilla: dişi köpek
şinya: ot
şinya/çaltı: çalılık
şiro: kepçe
Gancelli : Bahçe Kapısı
 
Adu: Düşman

Acışmak: Kıbrıslı Türk köylüsü, kaşınmaz, “acışır”.

Ağı: Zehir.

Ahdetmek: And içmek anlamında kullanılır. “Ahdını almak” ise intikam almak anlamındadır.

Âkıbet: Kıbrıs’ta bu sözcük, Türkiye’de olduğu gibi kader anlamında değil, Karacaoğlan’ın aşağıdaki şiirinde olduğu gibi, “sonunda” anlamında söylenir.

Âkıbet yar yolunda ölürüm,

Armağanım yoktur, candan ziyade

Andız: Selvi ağacı.

Anız: Tarlada kalmış buğday saplarına denilir.

Ang: Tarla sınırı.

Aşmak: Hayvanın çiftleşmesi.

Aydınmak: Şikâyetçi olmak.

Azgan: Bir çeşit yırtıcı ot.

Ayırd etmek: Kavga edenleri ayırmak.

Bayda: Çelme

Belemek: Bebeği kundaklamak.

Belek: Kundak.

Berat: Bir kimseye herhangi bir orun verildiğini belgeleyen kâğıt.

Bişşi: Köylerde pişirilen bir tür ekmek.

Boşlamak: Peşini bırakmak, boş vermek.

Bürümcük: İpek.

Cıncırak: Tahtaravalli.

Cibbana çalmak: Alkışlamak. El çırpmak.

Cümle alem: Herkes.

Çaltı: Diken.

Çelenç: Ev saçağı.

Çilte: Şilte.

Çimmek: Yıkanmak.

Çingil: Üzüm salkımı.

Çomak: Ekin yığını.

Çört: Beceriksiz.

Değirmi: Yuvarlak.

Dibelik: Sonuna kadar.

Dilli düdük: Kaval, ney.

Dıkızlamak: Tıkıştırmak, sıkıştırmak.

Eylenmek: Gecikmek, beklemek.

Farımak: Vaz geçmek.

Fena bulmak: Kötüleşmek, yok olmak.

Garacocco: Antalya Yörüklerinin de “garacüccen” dedikleri, çörek otu.

Gazel: Kurumuş sararmış yaprak.

Gaylolmak: Aslı “kail olmak” olan bu sözcüğün anlamı, izin vermektir. Aşağıdaki bir Yörük manisinde olduğu gibi:

Suya gider gaylolmaz anası

Turunç olmuş döşündeki memesi

Güman: Hal derman anlamına gelir.

Gubur: El yapımı, tek atımlık, ağızdan dolma tabanca.

Haçan da: “Ne zaman?” sorusu yerine kullanılan bir deyimdir. Anadolu’lu bir Türkmen ozanı olan Arif’in aşağıdaki şiirinde de bu anlamda kullanılır:

Almayı nazik soyarlar,

Altın tabağa koyarlar

Haçan da sırrımı duyarlar,

Arif olur ey Allahım...

Harnıp: Keçi boynuzu.

Harkıt: Köy evlerinin kapısı arkasına konan direk.

Hayf etmek: İlenmek, üzülmek.

Haylamak: Erkeğin cinsel ilişki kurması anlamındadır. TC Kültür Bakanlığı’nın yayınladığı bir Karacaoğlan şiirleri derlemesindeki şu şiirdeki anlamında kullanılır:

Kız sevdiğim adlarını,

Göremedim butlarını

İnce beyaz kollarını

Kız boynuma sardın bugün

 

Karacaoğlan haylamadan

Aşk deryasın boylamadan

Kavli karar eylemeden

Ben payımı aldım bugün

Horanta: Eskiden çadır halkı anlamına gelen bu kelime, sonradan Kıbrıs’ta kalabalık anlamında kullanılmaktaydı.

Huylanmak: Huzursuz olmak, kuşkulanmak.

Irgalamak: Hareket ettirmek. (Bazı köylerde yorgalamak denir)

Irak: Uzak.

İptida: İlk önce.

İşi duman olmak: Çıkmaza girmek.

Kadem: Ayak.(Kademhane: Ayakyolu, tuvalet)

Kadim: Eski

Kadimi: Eskiden beri.

Kalan: Bundan sonra.

Kanara: Mezbaha.

Karaçol: Kıbrıs’ta bu deyim ile yaramaz esmer delikanlılar adlandırılır ama Kozandağı Yörükleri’nin düşman hakkında söylenen türküleri bu adla isimlendirdiği biliniyor.

Karmakarış: Karışık demektir. Karacaoğlan şöyle diyor:

Kol kola olup il yaylaya göçünce

Göç göçe karışır, il karmakarış.

Kelb: Köpek.

Kelli: Bundan sonra.

Kıraç: Verimsiz toprak

Kırcı:  Anadolu’da kar anlamında kullanıldığı biliniyor. Kıbrıs’a kar yağmaz ama Kıbrıslı Türkler, soğuk havayı kırcı diye betimlerler.

Kirkinci: Deve yavrusu.

Kocamak: İhtiyarlamak.

Kopup gelmek: Koşarak gelmek.

Kurada: Bozuk, arızalı manasındadır. Ereğli’nin güneyindeki Beğdili obalarından birinde şöyle bir dörtlük varmış:

Elinde varsa iki kurada

Göçüp gitme sefil olma orada[3]

Kurd: Doğan Avcıoğlu, yalnız Oğuzlar’ın böceğe Kurd dediğini yazar.[4] Kıbrıs’ta da böcek denmez kurd denir. Zaten böcek diye bir sözcük de bulunmamaktadır. Böcü denilir.

Koşmar: Kertenkele.

Küpdüşen: Bir tür sinek, Tatarcık sineği.

Lenger: Kova.

Manca:  Şekerle kavrulmuş buğdaydan yapılan bir yemek.

Mazı: Bir tür kokulu ot.

Meyil vermek: Aşık olmak.

Mundar: Pis.

Musaf: Kur’an.

Nice: Güya.

Örselemek: Ezmek.

Orman üzümü: Böğürtlen.

Palaz: Kuş yavrusu.

Paluze:  Üzüm suyundan yapılan yumuşak bir tatlı... Anadolu Karatekeli Yörükleri’nde de şöyle bir atasözü varmış:

Rast gitmezse yiğidin işi

Paluze yerken gırılır dişi[5]

 

Peşenk gibi:  Çok güçlü anlamına gelir.

Say: Toprak altından çıkmış büyük taş.

Seki: Düz ve yüksekçe yer, kaldırım.

Sekmek: Sıçramak.

Selmin: Dokuma tezgâhında bezin sarıldığı ağaçtan aksam.

Senit: Hamur tahtası.

Seyrek: Peynir kurdu.

Suvarmak: Su içirmek.

Söğünmek: Sönmek.

Sütleğen: Bir tür ot.

Şahbaz: İri yarı.

Şavk: Işık.

Şavkarmak: Işımak.

Talvar: Çardak.

Tat: Türkçe konuşamayan, kekeme.

Tavlanmak: Şişmanlamak, kilo almak.

Tepdili Şaşmak: Büyük şaşkınlığa uğramak.

Tebzermek: Islak birşeyin, suyunun süzülmesi.

Tey: Asma filizi.

Tez:  Erken, hemen.

Tor: Peştemal.

Toru: Küçük çam ağacı.

Tülümbe: Bir tür ot.

Ucundan: Kıbrıslı Türkler bu lâfı, biteviye anlamında kullanırlar.

Ucumak: Usanmak.

Ufarak: Küçücük.

Uğra: Hamur açarken senite hamurun yapışmaması için serpilen un.

Utaşmak: Yetişmek.

Ülük: Emzik.

Yıldamcı: Her yıl doğuran inek.

Yuymak: Yıkamak.

Zayetmek: Yitirmek.

Zibil: Çöp.

Zıbın: Bir tür entari.

            Bu kısa çalışma çerçevesi içinde aktardığım, Kıbrıs’ta hayatiyetini henüz korumakta olan Türkmence sözcüklerin ne kadarının, Türkmenistan’da yaşamakta olduğunu bilmek çok zor. Ne var ki, bu aktarılan listedeki kelimelerin önemli bir kısmının orada da tanıdık çıkacağından eminim.

            Kıbrıslı Türkler’in ezici çoğunluğunun ataları, 10. ve 14. yy’lar arasında oradan yola çıkarken, henüz Oğuz ya da Türkmen diye anılan insanlardılar. Kimisi Bayat, kimisi Avşar, Beğdili, Kayı ya da Üreğir diye tanımlanmaktaydı. İran dağları, Anadolu yaylaları, Suriye çölleri ve Kıbrıs ovaları elbette ki onlarda önemli değişikliklere yol açtı. Atalarımız Türkmenistan’ı, Maveraünnehir’i Moğollar önünde terketmeğe mecbur olduklarında, İslâmı henüz tanımış, kendi eski Şaman geleneklerini sürdürmekte olan insanlardı. Aradan geçen altıyüz ile bin yıl arasındaki zaman, binlerce kilometrelik mesafe, katşılaşılan çok farklı kültürler, elbette önemsenmemesi mümkün olmayan farklılıklara yol açmıştır.

            Ama bu kısa listenin, ayni hamurun farklı ısılarda pişmiş parçaları olduğumuzu ortaya koyduğuna inanıyorum. Bin yıl önce oradan ayrılmış bir kardeş olarak, Şöyle demek istiyorum:

            Onuncu Garışıksızlık Gününüz Kutlu Olsun Gardaşlar...

 





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: cahit , 19.04.2015, 12:36 (UTC):
Kıbrıslı olmayan ,Kıbrısta yaşamayan bir kimsenin derlediği kulaktan dolma bir sözler dizisi...Bizler Kıbrıs Türkleriyiz,bize konuşmamızı öğretecek kimseye ihtiyacımız olmadığı gibi kök-mök de bizi alakadar etmez...

Yorumu gönderen: Gizem Abit, 16.04.2015, 15:08 (UTC):
Kelimelerin çoğunda hata var. Bu yazıyı Kıbrıslı birinin yazmadığı belli.

Yorumu gönderen: niuazu, 31.03.2015, 10:16 (UTC):
Evrodo'nun anlamı serseri kimsesi olmayan hayırsız başı boş demekdir



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

 
  Bugün 4 ziyaretçi (48 klik) kişi burdaydı!